SUÇLAR: Yaralama, hakaret, tehdit
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvuruların süreleri ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
A- Sanık ... hakkında yaralama ve tehdit suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin temyizinde;
Sanık hakkında yaralama ve tehdit suçlarına ilişkin, kararlarda öngörülen cezaların nitelik ve niceliklerine göre hükümlerin temyiz edilemez oldukları,
Anlaşıldığından, Yerel Mahkemece verilen temyiz isteminin reddine ilişkin ek karara yönelik sanık ...’ın temyiz iddiaları yerinde görülmediğinden, tebliğnamedeki isteme uygun olarak, Yerel Mahkemenin redde ilişkin ek kararının ONANMASINA,
B- Sanık ... hakkında hakaret ve tehdit suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin temyizinde ise;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın, katılan ...’ya ders esnasında “geri zekalı” şeklinde hakaret etmesi ile başlayan ve bu olayın devamında da kardeşinin yaralanma suçuna maruz kalmasının verdiği öfke ile sanık ...’nun katılan ...’a tehdit ve hakaret etmesi şeklinde gelişen olay karşısında; sanık hakkında, olayın çıkış sebebine göre tehdit suçu yönünden TCK’nın 29, hakaret suçu yönünden ise anılan Kanun'un 129. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılmaması,
Kabule göre de;
1) Sanık ...’nun adli sicil kaydında bulunan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmiş mahkumiyet hükmü niteliğinde olmaması ve 6545 sayılı Kanun'un 72. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesinin 8. fıkrasına eklenen; ''Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez.'' şeklindeki yasal düzenlemenin de suç tarihinde yürürlükte bulunmaması karşısında; sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerinin ertelenmesinin gerekçesi olarak; “tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkememizde olumlu kanaat oluştuğu”, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığı gerekçesi olarak da; “yeniden suç işlemeyeceği konusunda mahkememizde olumlu kanaat oluşmaması” gösterilmesi sureti ile çelişki yaratılması,
2) TCK'nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün, Anayasa Mahkemesi'nin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uygulanma olanağının ortadan kalkmış olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’nun temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 13/01/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.