Mahkumiyet

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
5237 sayılı TCK'nin 43. maddesinin uygulanabilmesi için "bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi" ya da "aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi" gerektiği, aynı anda işlenen eylemlerde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağı bulunmadığı; somut olayda, sanığın ... sınır kapısından ülkemizden çıkış yapmak üzere sınır makamlarına ibraz ettiği ... adına düzenlenmiş suça konu pasaport ve nüfus cüzdanının aynı anda ele geçirildiği, suça konu belgelerin farklı tarihlerde düzenlendiğine veya kullanıldığına dair kesin delil bulunmayıp, TCK'nin 43/1. maddesi uyarınca fiilin aynı anda işlendiğinin kabul edilmesi gerekliliği nedeniyle, sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağı, buna karşılık sanığın güttükleri amaç ve saik, suç konusunun önemi, kastın yoğunluğu ve sahte belge sayısı dikkate alınarak temel cezaların alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde suçun zincirleme şekilde işlendiğinin kabulü ile temel cezaların TCK'nin 43. maddesi uyarınca artırılması suretiyle fazla ceza tayini, yasaya aykırı,
5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13.01.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.