Dava dilekçesinde kira parasının 01/01/2011 gününden başlayarak aylık brüt 5000 TL olarak tesbiti istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile dava konusu taşınmazın aylık kira bedelinin 01/01/2011 tarihinden itibaren 3,500 TL olarak tesbiti cihetine gidilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

1- Davalı vekili yönünden,
Mahkeme hükmü davalı vekiline, 11/06/2012 tarihinde tebliğ edilmiş, temyiz dilekçesi ise HUMK’ nun 437.maddesinde öngörülen sekiz günlük yasal süre geçirildikten sonra 11/06/2012 tarihinde verilmiştir. Süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün ve 3/4 Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca, Yargıtay tarafından da karar verilebilir. Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin süre yönünden REDDİNE, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalıya iadesine,

2- Davacı vekili yönünden ise;
Davacı vekili, hükmü tebliğden sonraki on gün içinde temyiz etmeyip, karşı tarafın temyiz dilekçesine verdiği cevapla birlikte (katılma yoluyla) temyiz etmiştir.
Ancak; katılma yoluyla temyiz hakkı, asıl temyiz talebine sıkı sıkıya bağlı bir hak olup, diğer tarafın asıl temyiz dilekçesinin normal temyiz süresi içerisinde ve kendisi yönünden temyizi kabil bir karara karşı verilmiş olması koşulu ile sınırlandırılmıştır.
Karşı tarafın temyiz itirazı yukarıda belirtildiği üzere reddedilmiştir. Bu nedenle davacı vekilinin katılma yoluyla temyiz isteminin de REDDİNE, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 27/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.