Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz sebeplerinin reddiyle usul ve kanuna uygun Mahkeme kararının İİK'nun 366. ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca ONANMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 25,20 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 4,00 TL'nin temyiz edenden alınmasına, 28.04.2016 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(Muhalif)

Dava, üçüncü kişi tarafından İİK'nun 97.maddesi uyarınca açılmış istihkak davasıdır.
İstihkak davasına konu edilen hacizli mal bir adet 'Dacıa" marka "forklift" olarak bilinen iş makinasıdır.
Davacı şirket vekili, borçlu şirketin ortağı ve yasal temsilcisinin üçüncü kişi şirket ortaklarıyla akrabalığının bulunduğunu ancak ortaklık mevcut olmadığını, işyeri devrinin söz konusu olmadığını, mahcuz malın davacı şirket tarafından satın alınıp kullanıldığını borçluyla organik bağ bulunmadığını iddia ederek davanın kabulunü talep etmiştir. Davalı alacaklı vekili ise; borçlu şirket yasal temsilcisinin haciz sırasında haciz yerinde bulunduğunun tespit edildiğini, borçlu şirket çalışanlarının bir bölümünün davalı şirkettede çalışıp ayrıldığını organik bağın mevcut olduğunu savunarak davanın reddine istemiştir.
-//-
Mahkemece üçüncü kişi şirket ile borçlu şirket ortakları arasındaki akrabalık durumu, borçlu şirket yasal temsilcisinin, eşinin hacizden önce davacı şirkette çalışıp ayrılmış olması, haciz sırasında borçlu şirket yasal temsilcisinin de orada bulunduğunun tespit edildiği bu durumda üçüncü kişi ile borçlu arasında organik bağın mevcut olduğu gerekçesiyle davayı reddetmiş; hükmü davacı temyiz etmiştir.
Takip konusu borç 2007 tarihlidir. Mahcuz malın niteliğine ilişkin tespite göre 2012 model olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemenin ve tarafların da kabulünde olduğu üzere; bir ticari işletmenin veya işyerinin devri söz konusu değildir. Bu durumda İİK'nun 44 ve 280, TBK'nun 202(eBK m.179) maddelerinin somut olayda uygulama yeri yoktur. Geriye sadece organik bağ yani "perdenin kaldırılması" ilişki ve işlemi yönünden değerlendirme kalmaktadır. Bu bakımdan; davacı üçüncü kişi şirket vekili ile borçlu şirketin aynı hakim ortak veya ortaklar tarafından sevk ve idare olunduğu veya malı izlediğimizde borçlu şirket tarafından üçüncü kişi şirkete hacizli malın devredilmiş olduğu sonucuna varılırsa; mahcuz borçlunun sayılıp, istihkak davasının reddi gerekecektir. Dosyada borçlu şirketin hakim ortağı veya yasal temsilcisinin üçüncü kişi şirketin ortağı olmadığı anlaşıldığı gibi; aynı kişinin üçüncü kişi şirketi sevk ve idare ettiği konusunda yeterli delil yoktur. Borç 2007 yılında doğmuş, mahcuz 2012 model olup, bu tarihten sonra davalı tarafından satın alınmıştır. Her iki şirketin ortaklarının akraba olması hatta borçlu şirketin hakim ortağının hacizden önce üçüncü kişi şirkette bir süre sigortalı çalışmış olması ve haciz sırasında borçlu şirketin yasal temsilcisinin de haciz yerinde görülmesi organik bağ ve perdenin kaldırılması için yeterli değildir. Hacizli malın davacı üçüncü kişinin mülkiyetinde olduğu kanıtlanmıştır. Bu nedenle; temyiz edilen hükmün istihkak davasının kabulüne karar verilmek üzere bozulması gerektiğini düşünüyor; Sayın çoğunluğun onama kararına katılmıyorum.