Sincan 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.10.2012 tarihli ve 2010/149 Esas, 2012/405 Karar sayılı kararı ile sanıklar ...,...ve...'ın kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan mahkumiyetlerine hükmedildiği, bu karara karşı sanıklar...ve... müdafinin temyizi üzerine mahkumiyet hükümlerinin eksik inceleme nedeniyle bozulmasına ve bozma kararının hükmü temyiz etmeyen sanık ...'a da sirayet ettirilmesine karar verildiği, aynı Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda 21.11.2017 tarihli ve 2017/330 Esas, 2017/434 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında kurulan beraat hükmünü ilk hükme yönelik temyiz talebi olmayan katılan vekilinin temyiz ettiği anlaşılmakla;

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 09.06.2020 tarihli ve 2020/17-39 Esas, 2020/272 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, sirayet kurumunun, koşulları oluştuğu takdirde, hükmü temyiz edenler lehine oluşacak durumdan, temyiz yoluna başvurmayan, süresinden sonra başvuran veya temyize başvurmakla beraber başvurusu kabul edilmeyen sanıkların da yararlanmalarının sağlanması suretiyle, bu kişilerin temyiz edenlerden daha ağır bir ceza ile cezalandırılmaları adaletsizliğini giderme amacını taşıması ve bozmanın sirayetinde, yerel mahkeme hükmünün, temyiz etmeyen sanık yönünden bozulmayıp sanığın sadece bozma kararının sonucundan yararlandırılması karşısında, hukuki kesinlik ilkesi ve sanığın kendisinin dahi sirayet nedeniyle hakkında yeniden kurulan hükmü temyiz etme hak ve yetkisinin bulunmadığı hususu dikkate alınarak, kamu davasının asli bir süjesi olup adil yargılanma ilkesi çerçevesinde etkin bir şekilde inceleme dışı sanıklar...ve... hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz kanun yoluna başvurma hakkı olduğunda bir tereddüt bulunmayan katılan vekilinin, inceleme dışı sanıklar...ve... hakkındaki lehe bozmanın sonucundan yararlanan sanık ... hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan kurulan temyiz edilemez nitelikteki ikinci hükmü temyiz etme hakkı bulunmadığından temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle REDDİNE,

25.10.2023 tarihinde karar verildi.