B O Z M A Ü Z E R İ N E
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz eden sanık müdafiinin sanık hakkındaki hükümleri, temyiz eden katılan ...'ün ise kendisine yönelik hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ... 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.11.2015 tarihli ve 2014/1380 Esas, 2015/1086 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a.Katılan ...'e yönelik dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 12.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
b.Katılan ...'na yönelik dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl hapis ve 10.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. ... 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.11.2015 tarihli ve 2014/1380 Esas, 2015/1086 Karar sayılı kararının sanıklar tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 02.11.2017 tarihli ve 2017/20875 Esas, 2017/22310 Karar sayılı kararı ile "04.11.2014 tarihli iddianamede, sanıkların kendilerini emniyet müdürü ve Cumhuriyet savcısı olarak tanıttığı, katılana hesaplarının terör örgütü tarafından ele geçirildiğini, hesabı tekrar almak için bildirilen hesaba para yatırılması gerektiğini söyleyerek menfaat temin etmek suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediklerinin iddia edilmesi karşısında; sanıkların eyleminin, hükümlerden sonra 02/12/2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 14 üncü maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasına eklenen (L) bendi kapsamında öngörülen nitelikli dolandırıcılık fiiline ilişkin delillerin takdiri ve değerlendirme yetki ve görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerektiği zorunluluğu" nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma sonrası ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.03.2019 tarihli ve 2018/80 Esas, 2019/152 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılanlara yönelik dolandırıcılık suçlarından, 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 51 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları ve 53 üncü maddesi uyarınca ayrı ayrı iki kez 1 yıl 8 ay hapis ve 10.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezalarının ertelenmesine, 1 yıl 8 ay denetim süreleri belirlenmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
1. Sanık ... müdafiinin temyiz isteği; sanığın üzerine atılı suçları işlemediğine, beraatine
karar verilmesi gerektiğine, eksik kovuşturma ile karar verildiğine, lehe hükümlerin uygulanmadığına, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
2. Katılan ...'ün temyiz isteği; mağduriyetinin giderilmesine yönelik kararın bulunmadığına, zararının sanığın blokeli banka hesabından karşılanmasına ilişkindir.
1. Olay günü katılan ...'nın kullanmakta olduğu telefonun aranarak kendisini komiser olarak tanıtan şahsın katılan ...'ya hesabının terör örgütü tarafından ele geçirildiğini söyleyip kendisine verilen hesaplara para yatırmasını istediği, katılan ...'nın da inanarak 14.325 TL'yi vefat eden sanık ...'un hesabına yatırdığı, 5.000 TL ve 6.100 TL olmak üzere toplam 11.100 TL parayı da sanık ...'ın hesaplarına gönderdiği, sanıkların hesaplarına gönderilen paraları çektikleri, yine olay günü katılan ...'ın da kullandığı telefondan aranarak aynı yöntemlerle aldatıldığı, katılan ...'ın inanarak 5.000 TL ve 26.460 TL olmak üzere toplam 31.460 TL parayı sanık ...'ın hesabına gönderdiği, sanık ...'ın paraları çektiği, bu suretle sanık ...'ın katılanları hileli hareketlerle aldatıp kendisine menfaat sağlayarak katılanlara yönelik dolandırıcılık suçlarını işlediği iddiasıyla işbu kamu davası açılmıştır.
2. Sanık savunmasında üzerine atılı suçları kabul etmemiştir.
3. Katılanlar aşamalarda benzer beyanlarda bulunarak zararlarının giderilmediğini söylemişlerdir.
4. Bozma sonrası dosya uzlaştırma bürosuna gönderilmiş ancak taraflar arasında uzlaşma sağlanamadığından dosyanın iade edildiği anlaşılmıştır.
5. Mahkemece tüm dosya kapsamından sanığın atılı suçları işlediği kabul edilerek temyize konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ... müdafiinin ve katılan ...'ün yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.03.2019 tarihli ve 2018/80 Esas, 2019/152 Karar sayılı kararında sanık ... müdafii ve katılan ... tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ... müdafiinin ve katılan ...'ün temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.10.2023 tarihinde karar verildi.