Hükümlülük, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra
Mahkeme'nin 19/03/2014 tarihli hükmüne ilişkin gıyabi kararın sanığın dosyada bilinen son adresi yerine 7201 sayılı Yasa'nın 10. maddesine aykırı olarak doğrudan denetimli serbestlik bürosuna bildirdiği adresine 03/06/2014 tarihinde tebliğ edilmesinin usule aykırı olması nedeniyle geçersiz bulunması ve aynı Yasanın 32. maddesi uyarınca sanığın öğrenme üzerine 13/06/2014 tarihinde yaptığı temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşıldığından; mahkemenin 10/07/2014 tarih ve 2013/394 Esas sayılı temyiz isteminin reddine dair ek kararı kaldırılarak, 19/03/2014 tarihli asıl hükme yönelik yapılan temyiz incelemesinde;
Olay tarihinde üst geçitte bulunan sanığın durumundan şüphelenilmesi üzerine yanındaki poşetten 82 paket kaçak ve bandrolsüz sigara ele geçirildiği cihetle; dosya kapsamına göre sanık ve kaçak eşya konusunda mahkemece verilmiş bir arama kararı olmadığı gibi gecikmesinde sakınca olduğu gerekçesiyle Cumhuriyet Savcısı tarafından da verilmiş bir yazılı arama kararının da bulunmadığı buna göre yapılan aramanın usul ve yasaya aykırı olduğu ve ele geçen delillerin de hukuka aykırı delil niteliğinde olup, Anayasamızın 38. maddesinin 6.fıkrası da “Kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular delil olarak kabul edilemez.” hükmü ve yine 5271 sayılı CMK'nun 206/2- a,217/2, 230/1. madde ve fıkraları da hukuka uygun surette elde edilen delillerin kullanılabileceğini, kanuna aykırı elde edilenlerin ise hükme esas alınamayacağı şeklinde açık düzenlemeleri karşısında, mahkemede alınan savunmasında suçlamayı kabullenmemiş olan sanık hakkında hukuka aykırı şekilde elde edilen ve kaçak olduğu anlaşılan eşyanın hükme esas alınamayacağı ve yakalanan eşyaların da ticari miktar ve mahiyette olmadığı da gözetilerek beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, kararın niteliğine göre sanık hakkındaki bu dosya ile ilgili İNFAZIN DURDURULMASINA, sanığın başka bir suçtan hükümlü veya tutuklu bulunmadığı taktirde bu suçtan DERHAL TAHLİYESİNE, 28.04.2016 günü oybirliğiyle karar verildi.