Taraflar arasında görülen davada ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 19.09.2013 tarih ve 2013/291-2013/34 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketle hiçbir ilgisi bulunmayan davalı ...’un sahte bir karar defteri yaratarak 16.02.2010 tarihli sahte yönetim kurulu kararı ile kendisini şirketi temsile yetkili kıldığını, bu kararı noterde onaylattıp “Tescil Talepnamesi” hazırlattığını, bunları ... Ticaret Sicil Memurluğu'na götürerek tescil ve ilan ettirdiğini, sahteciliğin meydana gelmesinde noter ve Ticaret Sicilinin kusurlu olduğunu ileri sürerek, söz konusu yönetim kurulu kararının iptaline, Ticaret Sicilinin 18.02.2010 tarih ve 2390 numaralı şirket temsil belgesinin iptaline, bu kayıt ve tescilin terkinine ve kararın Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkiline atfedilecek bir kusur bulunmadığını, davacının ... 4. Noterliği'nin 05.03.2010 tarih ve 7471 numaralı başvurusu ile ...’un şirket adına olan imza yetkisinin iptal edildiğini ve 11.03.2010 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan edildiğini, davacının dava açmakta hukuki yararının kalmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili; müvekkilinin işleminin Noterlik Kanunu'nun 60/5,90 ve TTK'nın 323. maddeleri uyarınca fotokopi olarak çoğaltılan belgenin ibraz edilen belge ile ayni belge olduğunun tespit ve tasdiki olduğunu, bu işlem sırasında imza onayı yapılmadığını, dolayısıyla imzaların gerçek olup olmadığının araştırılamayacağını, müvekkilinin taraf ehliyeti bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma sonrası yapılan yargılamada iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacı şirketin dava konusu hususun iptaline yönelik Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne herhangi bir talepte bulunmaksızın davayı açtığı, davacının evvela Ticaret Sicil Memurluğuna müracaat ederek dava konusu tescilin iptalini talep etmesi gerektiği, özel dava şartının yerine getirilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.

Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 14.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.