Esastan ret
Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi ve tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının kayden maliki olduğu dava konusu 161 ada 7 parsel sayılı taşınmaza yol geçirilmek suretiyle zarar verildiğini belirterek el atmanın önlenmesine ve tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; idari yargının görevli olduğunu, dava konusu yoldan İkizce Belediyesinin sorumlu olup davalıya husumet yöneltilemeyeceğini, var ise oluşan zarar ile davalının bir ilgisinin bulunmadığını, zamanaşımı ve hak düşürücü sürenin dolduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle;
1. Fen bilirkişi raporunda A ve B harfleri ile gösterilen bölümlere davacının rızası ile müdahale edildiği,
2. Davalı idarenin fen bilirkişi raporunda C ve D harfleri ile gösterilen kısımlara ise haksız şekilde müdahale ettiği, bu yerlere yönelik davacının muvafakati bulunmadığı,
3. Yol çalışması esnasında davacıya ait fındık ocaklarının zarar gördüğü,
4. Ham yoldan parsel içerine dökülen taş ve molozların toplam 7.162,50 m² alanı kapsadığı,
5. Bu alana yönelik 18.270,00 TL tazminat miktarı hesaplandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 18.270,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline, fen bilirkişi raporunda C ve D harfleri ile gösterilen kısımlara davalının el atmasının önlenmesine, aynı raporda A ve B harfleri ile gösterilen yerlere yönelik davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;
1. Davalı ... hakkında husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini,
2. Davalının İl Özel İdaresinin devamı niteliğinde olmadığını,
3. Dava konusu yerden İkizce Belediyesinin sorumlu bulunduğunu,
4. Davanın kabulü anlamına gelmemek kaydı ile davacının yol çalışmaları için hibe tutanağı/ muvafakatname verdiğini,
5. Muvafakat gereği davanın reddi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırılık teşkil ettiğini,
6. Bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını,
7. Bilirkişi raporunda davacı tarafın yol geçirilmesine izni olmasına ve eski hâle getirme talebi bulunmamasına rağmen eski hâle getirme şeklinde tazminat hesabı yapıldığını,
8. Hükmedilen tazminat fahiş olup faize, faiz başlangıç tarihine, davaya ve ıslah dilekçesine karşı zamanaşımı itirazlarını yinelediklerini ileri sürerek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “...tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları delillere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa Mahkemesi Hâkiminin dosyadaki delillerle çelişmeyen tespit ve değerlendirmesine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, HMK'nın 355 inci maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve re’sen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı...” gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; cevap dilekçesi, dosya kapsamı ve istinaf sebeplerine benzer gerekçelerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
Uyuşmazlık, çapa bağlı el atmanın önlenmesi ve tazminat isteğine ilişkindir.
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 683 üncü maddesi,
3. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 uncu maddesi,
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.12.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.