Taraflar arasında görülen davada ... 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04/04/2013 tarih ve 2012/224-2013/71 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi... Koçyiğit tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 2002/11264, 2002/11265 sayılı ve “ESAS+şekil”, "ESAS SWISS+şekil" ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “ESHAS YÜN+şekil” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı ...’ne başvuruda bulunduğunu, müvekkilinin markalar arasında iltibas yaratacak kadar benzerlik bulunduğu iddiası ile başvuruya itiraz ettiğini ancak nihai olarak ... ... kararı ile itirazın reddildiğini ileri sürerek 2012-M-2640 sayılı ... kararının iptaline, tescili halinde markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... ve davalı şirket vekilleri ayrı ayrı, davalı başvuru ile davacı markalarının şekil, anlamsal ve fonetik açıdan tamamen farklı olduğunu, karıştırılma ihtimalinden de söz edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacının "e-sas" ve "e-sas sı-viss" olarak okunacak markaları ile davalının "ES-HAS YÜN" olarak okunacak olan başvurusunun okunuş ve anlam olarak benzer olmadığı, zayıf ayırt edicilikleri dolayısıyla kavramsal ilişki kurulması suretiyle ticari, idari veya ekonomik bir bağlantı kurulmasına neden olmayacağı, aldıkları şekil ilaveleri ile bir bütün olarak marka olarak algılandıkları, bu sayede tescil edilebilir nitelik kazandıkları, taraf işaretlerinin görünüm ve genel olarak tüketici de bıraktıkları algı itibariyle de bağlantı kurulması ihtimali dahil karıştırılma ihtimallerinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 14/04/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.