Taraflar arasında görülen davada ... 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19.07.2013 tarih ve 2012/52-2013/125 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, ticari vekillik sözleşmesi doğrultusunda müvekkilinin davalının Silifke acentesi olarak hizmet vermeye başladığını, taraflar arasındaki ayrı bir sözleşme uyarınca da "Aras", "Aras Kargo" markalarını ve "Aras Kargo Taşımacılık A.Ş." ticaret ünvanının 5 yıl boyunca müvekkilince kullanılmasının karşılığı olarak davalıya 9.000,00 TL ödendiğini, davalı şirketin borçlarını zamanında ödemeyince sözleşmenin müvekkilince haklı nedenle tek taraflı feshedildiğini, sözleşmede öngörülen 5 yıllık süre için ödenen 5.400,00 TL'den kullanılmayan döneme tekabül eden 4.900,14 TL demirbaş bedeli ile marka kullanım bedeli 9.000,00 TL'nin tahsili amacıyla yapılan takibe davalının kısmen itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptalini ve icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, marka ve ticaret ünvanının davacı tarafından kullanılmasına ilişkin sözleşmede ödenen bedellerin hiç bir sebeple iade edilmeyeceğinin belirtildiğini, demirbaş bedelinin de geri verilemeyeceğini savunarak davanın reddini, kötüniyet tazminatının tahsilini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davacının hak edişlerinin ödenmemesi üzerine başlattığı takipte davalının hak ediş bedelleri talebini kabul ettiği, bu nedenle davacının sözleşmeyi feshetmesinin haklı nedene dayandığı, sözleşmedeki marka kullanım bedelinin iade edilmeyeceği yönündeki düzenlemenin sözleşmenin davalının kusurlu davranışları dışında başkaca herhangi bir sebeple sona erdiği hallerde geçerli olabileceği, sair durumda ise MK'nın 2'inci maddesi de gözönüne alındığında tarafların bir sözleşmede karşı taraftan sözleşmeyi gereği gibi ifa etmesini bekleme hakları olduğu, dağıtıcının giriş bedelini öderken sağlayıcının edimini gereği gibi ifa edeceğini bekleyerek sözleşmesel ilişkiye girdiği, kendi kusuruyla sözleşmedeki edimini ifa etmeyerek feshe neden olan kimsenin hak elde edemeyeceği, demirbaş bedeli ve marka kullanım ücretlerinin sözleşmenin ayakta kaldığı 8 aylık dönem dışındaki miktarları için davacıya iadesinin gerektiği, likit olmayan alacaktan dolayı icra inkar tazminatı istenemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının kısmi itirazının iptali ile itiraza konu
takibin 7.800,00 TL marka bedeli ve 4.680,00 TL demirbaş bedeli toplamı olmak üzere 12.480,00 TL üzerinden devamına, fazlaya dair talebin reddine, asıl alacağa takip tarihinden itibaren ödeninceye kadar değişen oranlarda avans faizi yürütülmesine, icra inkar tazminatı ve kötü niyet tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, itirazın iptali istemine konu icra dosyasının 2009/1079 Esas sayılı olmasına rağmen, hükümde 2009/1070 Esas sayılı olarak gösterilmesinin maddi hata niteliğinde olup mahallinde her zaman düzeltilmesinin mümkün bulunmasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 638,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 14.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.