Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
TCK'nın 141. ve 143. maddelerinin birbirinden bağımsız oldukları, her iki maddeye göre belirlenen cezanın birbirinden farklı nitelikte olabileceği, TCK'nın 141. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken TCK'nın 61. maddesindeki koşullar dikkate alınacağı, TCK'nın 143. maddesinin uygulanmasında olayın koşullarına göre hakime takdir yetkisi tanındığı, takdir yetkisinin de temel cezaya bağlı bir yetkiyi içermediği dikkate alınarak, suçun işlenmesindeki özellikler nazara alındığında, temel ceza alt sınırdan belirlenirken TCK'nın 143. maddesi uyarınca üst oranda artırım yapılmasında yasaya aykırılık bulunmadığından tebliğnamedeki bozma isteyen (1) numaralı düşünceye iştirak edilmemiştir.
Diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanıkların, suç tarihinde kapı ve pencereleri takılı olmayan katılana ait inşaat halindeki yapıdan, inşaatta kullanılmak üzere bırakılan ve içleri boya ile dolu olan bidonları çalmaları şeklindeki eylemlerinin 5237 sayılı TCK'nın 142/1. maddesinin (e) bendinde düzenlenen ''Adet veya tahsis ya da kullanımları gereği açıkta bırakılan eşya hakkında hırsızlık'' suçuna uyduğu gözetilmeden, sanıklar hakkında aynı Kanun'un 141/1. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçundan hükümlerin kurulması suretiyle eksik ceza tayini,
Kabule göre de;
2-Sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nın 141,143 maddeleri uyarınca belirlenen 1 yıl 4 ay hapis cezasından aynı Kanun'un 145. maddesi uyarınca 1/2 oranında indirim yapılarak 8 ay hapis cezası yerine hesap hatası sonucu 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezasına hükmolunup buna bağlı olarak sonuç cezanın fazla tayin edilmesi,
3-Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 01.03.2016 tarih, 2015-2-832 Esas ve 2016/102 Karar sayılı ilamı ile "mağdur ve katılanın zararı soruşturma aşamasında giderildiğinden ceza adaletinin sağlanması, hak ve nesafet kuralları ve TCK'nın 168. maddesinde belirtilen indirim oranları gözetilerek mahkemece sanıkların cezasının ½ oranından daha fazla olmak koşuluyla indirilmesi gerekirken, ½ oranında indirim yapılması isabetsizdir" olarak kabul edilmesi; ayrıca 5237 sayılı TCK'nın 168. maddesinin 1. fıkrasında etkin pişmanlık nedeniyle 2/3 oranına kadar indirim yapılacağının ifade edilmesi, aynı maddenin 2. fıkrasında ise indirim oranının ½ olarak öngörüldüğünün anlaşılması karşısında; sanıklar hakkında ½'den daha fazla oranda indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafii, sanık ..., üst Cumhuriyet Savcısı, sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 03/04/2018 günü oybirliğiyle karar verildi.