Kısmen Kabul
Taraflar arasındaki iş kazasından sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili ve davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacının istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı tarafından temyiz edildiği; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesi ile davacının 20.09.2014 günü meydana gelen iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek maddi ve manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının iş kazasına dayalı maddi tazminat istemine ilişkin davasının kısmen kabulü ile 480,81 TL maddi tazminatın, takdiren 5.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 20.09.2014 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
1.Davacı istinaf dilekçesinde özetle; Adli Tıp Kurumunda şikayetlerinin dinlenmediğini, sıradan bir muayene yapıldığını, Kurum raporu ile SGK-YSK raporu arasında büyük fark bulunduğunu, bir raporda 2/5 oranında maluliyet verilirken diğerinde "0" olarak değerlendirilmesinin olağan olmadığını, farklı bir kurumdan veya üniversiteden rapor alınarak çelişkinin giderilmesi gerektiğini, manevi tazminat miktarının çok düşük belirlendiğini, bu nedenlerle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın talepleri gibi kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; işçi sağlığı ve iş güvenliği ile ilgili tüm önlemlerin alındığını, müvekkili şirket tarafından davacıya nakdi yardımda bulunulduğunu, bu yardımların hesaplanan tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, maddi ve manevi tazminat miktarının fahiş belirlendiğini, davacının kendi ihmali neticesinde yaralandığını, bilirkişi raporunun hatalı ve yanılgılı olduğunu, bu nedenlerle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekili tarafından dava konusu olayla ilgili olarak alınan kusur bilirkişi raporlarına itirazda bulunuyor ise de dosya kapsamında alınan ve birbirini doğrulayan 24.04.2017 ve 17.06.2018 tarihli bilirkişi raporlarında kazanın meydana gelmesinde davalı tarafın %90, davacının %10 oranında kusurlu bulunduğunun tespit edildiği, birbirini teyit eden kusur raporları karşısında davalı tarafın istinaf itirazının reddi gerektiği, davacı taraf maluliyet oranına itirazda bulunuyor ise de maluliyet oranının belirlenmesi prosedürü içerisinde en son merci olan Adli Tıp 2. Üst Kurulunun 25.02.2021 tarih 161 sayılı kararıyla dava konusu olay nedeniyle ATK 3. İhtisas Dairesinin yaptığı tespit teyit edilerek davacının maluliyet oranı tayinine mahal olmadığına karar verildiği, bu nedenle davacının bu yöndeki istinaf itirazının reddi gerektiği, tüm dosya kapsamı, tarafların kusur oranı, davacının kaza sırasında ve sonrasında çektiği elem, acı, ızdırap, gördüğü tedavi süreci, tarafların sosyo ekonomik durumu birlikte değerlendirildiğinde; hükmedilen manevi tazminatın az olduğu kanaatine varıldığı, 20.000 TL manevi tazminata hükmetmek gerektiği gerekçesiyle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi kapsamında esastan reddine, davacının istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, 480,81 TL maddi tazminatın, takdiren 20.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 20.09.2014 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacı temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
Uyuşmazlık, sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 nci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 13,16,20 ve 21 inci maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 4 üncü maddeleri.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacının temyiz sebebi olarak ileri sürülen bir kısım sebeplerin aynı zamanda istinaf sebebi olarak daha evvelce ileri sürüldüğü, diğer sebeplerin de Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesinde açıklandığı şekilde incelenerek istinaf başvurusunun değerlendirildiği, bu yönle Bölge Adliye Mahkemesince oluşturulan gerekçenin yerinde olduğu dikkate alındığında kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacının temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
2.Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgilisine yükletilmesine,
3.Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.