B O Z M A Ü Z E R İ N E

Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 04.12.2017 tarihli ve 2017/24125Esas, 2017/25738 Karar sayılı bozma kararı üzerine, ... 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.09.2021 tarihli ve 2019/88 Esas, 2021/785 Karar sayılı kararı ile ;
Sanık hakkında; dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62,52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 8.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca; eylemin 5237 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinin ikinci fıkrasının b bendinde düzenlenen suçu oluşturduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

Sanığın temyiz isteği; suç tarihinde ... ilinde hastanede bulunduğuna dair hastane kaydı olmasına rağmen, hastane görüntüleri dosya kapsamına alınmayarak lehine olan delil olmaksızın mahkumiyetine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına ilişkindir.

1.Sanık ...'in katılanların ...'de yaşadıkları kaza sonrası kaldıkları hastanede kendileriyle tanışıp samimiyet kurarak ilişki kurduğu, daha sonra aralarında telefon irtibatı olduğu, bu şekilde elinde altın olduğuna katılanları inandırıp ...'ya davet ettiği, burada ... sahte ismini kullanan temyiz dışı sanık...ile birlikte katılanlardan 20.000,00 TL parayı aldıktan sonra altınların başka bir yerde olduğunu söyleyerek olay yerinden ayrıldıkları bu şekilde katılanların paralarını alıp dolandırıcılık suçunu işleyen sanık hakkında kamu davası açılmıştır.

2. Sanık savunmasında; katılanlarla daha önce hastanede tanıştıklarını, daha sonra fazla görüşmediklerini, olay tarihinde ...'de hastanede olduğunu, kendisine iftira atıldığını beyan etmiştir.

3. Katılan ... beyanında; daha önce hastanede tanıştıkları sanığın elinde değeri çok daha fazla olan altın olduğunu ve 20.000,00 TL'ye satabileceğini söylemesi üzerine aralarında anlaştıklarını, bankadan 20.000,00 TL para çektiğini, ... adlı kişinin altını bir poşete doldurup getirdiğini, altına bakmak istediğini söylediğini, ...'den altın poşetini aldığını, 20.000,00 TL parayı da sol kolunun altına sıkıştırdığını, altına bakarken ...'in kolundan parayı çekip koşarak uzaklaştığını, peşinden gittiğini ancak yakalayamadığını, sanık ...'in de aynı zamanda kaçtığını beyan etmiştir.

4. Katılan ... bozma öncesi beyanında özetle; eşi ...den parayı alıp kaçtıklarını söylemiştir. Bozma sonrası beyanında ise; altınları almadan önce kontrol ettiklerini, olay günü altını alıp parasını verdikten sonra altının sahte olduğunu anladıklarını söylemiştir.

5. Mahkemece sanık hakkında dolandırıcılık suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir.

1. Sanık savunması, katılan beyanları ve dosya kapsamından 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendiren ve sanık hakkında mahkumiyet hükmü kuran Mahkemenin takdir ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiş, incelenen dosya içeriğine göre, mahkemenin sanığın hastane giriş ve çıkış saatlerinin 11: 57-13: 25 saatleri arası olduğu ve sanığın bu saatten önce veya bu saatten sonra ... iline gelerek katılanlarla buluşmuş olabileceğinin değerlendirildiğinin anlaşılması karşısında sanığın temyiz gerekçesi yerinde görülmemiş; katılan ...'ın bozma kararından önceki ve sonraki beyanları gerekçede belirtilip; bozma sonrasındaki beyanının oluşa uygun olarak hükme esas alındığı anlaşılmış bu suretle tebliğnamedeki suç vasfına yönelik bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.09.2021 tarihli ve 2019/88 Esas, 2021/785 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.12.2023 tarihinde karar verildi.