Hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
A. Bakırköy 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.12.2018 tarihli ve 2018/477 Esas, 2018/446 Karar sayılı kararı ile Suça sürüklenen çocuğun uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri, 31 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 5 yıl 10 ay hapis ve 13.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 19.03.2019 tarihli ve 2019/25 Esas, 2019/787 Karar sayılı kararı ile, suça sürüklenen çocuk hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılıklar düzeltilerek, hükme yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, suç kastının bulunmadığına,
2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
3. Arama kararının hukuka aykırı olduğuna,
4. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına,
5. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
6. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına,
ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
05.06.2018 tarihinde polislerin şüphe üzerine hareketlerinden şüphelindekileri Murat Erkil'i göz takibine aldıkları, bir süre sonra yanına gelen bir kişiyle alışveriş yaptıklarını gördüklerini, her iki kişiyi de durdurup üst araması yaptıkları, ...'in üzerinde bir kısım maddeler ele geçirdikleri, SSÇ ...'in tüm aşamalardaki savunmasında mahalleden tanıdığı Adem diye bir kişinin içinde ne olduğunu söylemediği bir paketi gösterdiği birine vermesini ve karşılığında 80,00 TL para almasını söylediğini, bu iş karşılığında da 20,00 TL para vermeyi vaad ettiğini, Adem'in kendisinden söylediği gibi paketi gelen kişiye verip para aldığını ancak pakette ne olduğunu bilmediğini, kendisinin uyuşturucu madde kullanmadığını beyan etmiş, Tanık ... duruşmada; uzun süredir uyuşturucu kullandığını, huzurda gördüğü çocuğun kendisinin yanına gelip paket uzattığını, bu sırada polislerin geldiğini söylemiş olup, SSÇ ...'den para karşılığında suça konu maddeleri alan tanık ...'in üzerinden çıkan maddelerin incelenmesi sonrasında tanzim olunan Kriminal raporda; ele geçirilen net ağırlığı 16,0 gr (daralı 19,1 gr) gelen açık kahve renkli toz maddenini uyuşturucu maddelerden EROİN ve 6-MAM etken maddelerini içerdiğinin bildirildiği, tüm dosya içeriğinden SSÇ eyleminin uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçunu oluşturduğu gerekçesiyle suça sürüklenen çocuğun mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince suça sürüklenen çocuk hakkındaki hükmün 4. paragrafında cezada 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile indirim yapılırken, gün para cezası ''675 gün adli para cezası'' olarak yanlış belirlendiğinden, bu kısmın hükümden çıkartılarak yerine "625 gün adli para cezası" yazılmak suretiyle, yine, hükmün 5 inci paragrafında gün para cezasının "625 gün" olması gerekirken "675 tam gün" karşılığı olarak da ''13.500 TL adli para cezası'' olarak yanlış belirlendiğinden, bu kısımların hükümden çıkartılarak yerine "625 tam gün" ve "12.500 TL adli para cezası" yazılmak suretiyle, Ayrıca, hükmün 11. paragrafında müsadere hükümleri uygulanırken, şahit numune konusunda karar verilmediği ve suçtan elde edildiği kabul edilen paranın müsaderesine karar verilirken, müsadere dayanağı kanun maddesi 5237 sayılı Kanun'un 55 inci maddesi olması gerekirken 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesi olarak belirlenmiş ise de, bu hususların düzeltilmesi mümkün olduğundan; hükmün müsadereye dair 11. paragrafına "... uyuşturucu maddenin ...'' ibaresinden sonra "İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarının İst-Kim-18-23935 sayılı uzmanlık raporu nedeni ile alıkonulan şahit numunenin TCK 54. maddesi gereğince müsaderesine ..." şeklinde ibare ilave edilerek, ''... 80 TL paranın ..." ibaresinden sonra, "TCK 55/1. maddesi gereğince müsaderesine'' ibaresi ilave edilmek suretiyle hukuka aykırılıklar düzeltilerek İlk Derece Mahkemesi
hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendinin uygulanmasına, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinin uygulanmasına, arama kararında bir hukuka aykırılık bulunmadığına, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 19.03.2019 tarihli ve 2019/25 Esas, 2019/787 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.12.2023 tarihinde karar verildi.