B O Z M A Ü Z E R İ N E

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Suç tarihi itibarıyla sanığın, iş yerindeki sayaçtan geçmeksizin su kullanması eylemine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 163/3. maddesinde düzenlenen karşılıksız yararlanma suçu için öngörülen üst sınıra göre, 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e maddesi uyarınca hesaplanan 8 yıllık olağan zamanaşımının, 08.12.2015 olan sorgu tarihinden, karar tarihine kadar geçmiş bulunduğu anlaşılmakla,
Ankara Batı 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.09.2021 tarihli ve 2020/423 Esas, 2021/742 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Kanun’un 321/1. maddesi uyarınca isteme değişik gerekçeyle uygun olarak BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1-1. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi uyarınca gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.