Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Davacı, davalının muvafakatı olmadığı halde emekli maaşına kredi taksitleri sebebiyle bloke konulduğunu bu nedenle emekli maaşını alamadığını, 5510 Sayılı Kanunun m.93 hüküm gereği emekli maaşına haciz bloke konulamayacağını ileri sürerek maaş hesabındaki blokenini kaldırılmasını emekli maaşının tarafına ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafça temyiz edilmiştir.
Dava, tüketici kredi sözleşmesi geri ödemeleri nedeniyle davacının bankadaki (emekli) maaş hesabına konulan blokenin kaldırılması ve çekilen miktarların iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece kabule dair verilen kararda kredi taksitlerinin emekli maaşına yatırılan paradan tahsil edileceğine ilişkin davalıya verilmiş bir talimatın mevcut olmadığından bahsedilmişse de davalının temyiz ekinde sunduğu 01/02/2013 tarihli belgede davacının, 01/02/2013 tarihinde imzaladığı tüketici kredisi sözleşmesi tahtında kullandığı 15.000,00 TL tutarlı 60 ay vadeli kredinin taksit tutarlarının banka nezdindeki (...)38 nolu mevduat hesabında bulunan tutarlardan tahsil edilmesini talep ettiği görülmektedir.
Şu halde mahkemece 01/02/2013 tarihli belge ile sözleşme içeriğindeki maddeler birlikte değerlendirilerek gerekirse kayıt ve belgeler üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 20/05/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.