Hükmün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

A. Bursa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.12.2016 tarihli ve 2016/535 Esas, 2016/482 Karar sayılı kararı ile Bursa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/426 Esas sayılı dosyası ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması sebebiyle her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamaya Bursa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/426 Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına karar verilmiştir.

B. Bursa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.05.2018 tarihli ve 2016/426 Esas, 2018/178 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk ...'ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 8 yıl 4 ay hapis ve 60,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanık ...'un uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

C. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 22.03.2019 tarihli ve 2018/2103 Esas, 2019/564 Karar sayılı kararı ile, sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek, hükümlere yönelik sanık ve suça sürüklenen çocuk müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

A. Suça Sürüklenen Çocuk ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle;

1. Suçun unsurlarının oluşmadığına,

2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,

3. Tanık beyanlarının çelişkili olduğuna,

4. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
İlişkindir.

B. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle;

1. Suçun unsurlarının oluşmadığına,

2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,

3. Tanık beyanlarının çelişkili olduğuna,

4. Azad adlı kişi hakkında açılan soruşturmanın bu dosyada gözetilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna,
İlişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Olay tarihinde, 15-18 yaş grubu içindeki SSÇ ... ile sanık ...'un Çukurca Mah. 4. Çukur Sokak üzerinde bahçelerin bulunduğu yerde oldukları, söz konusu bölgede uyuşturucu madde satışı yapıldığı yönünde elde edilen istihbari bilgiler çerçevesinde kolluk görevlileri tarafından tertip alındığı ve gelen giden araçların izlenmeye başlandığı, olay yerine araç ile kullanıcı ...'in geldiği ve sanık ile SSÇ'den para karşılığı uyuşturucu madde alıp akabinde olay yerinden ayrıldığı, kullanıcı Emrullah'ın kolluk görevlileri tarafından yakalandığı, kullanıcı şahıstan ele geçen maddenin 0,2 gram net, 5 FLUORO ADB içeren bitki kırıntıları olduğu, kolluk görevlilerinin belirtilen bölgede aynı sokak üzerindeki çalışmalarına devam ettikleri sırada aynı yere bu sefer araç ile kullanıcı ...'un geldiği ve sanık ile SSÇ'den uyuşturucu madde alıp ayrıldığı, daha sonra kolluk görevlileri tarafından yakalandığı, elinde bulunan uyuşturucu maddeyi "az önce aldığım bonzai" diyerek teslim ettiği, ele geçen maddenin net 0,5 gram FLUORA-ADB ihtiva eden kannabinoid cinsi uyuşturucu madde olduğu, aynı gün saat 19: 00 sıralarında sanık ... ve SSÇ Yusuf'un yakalanmalarına çalışıldığı, ancak sanık ...'ın bahçelere doğru kaçarak kurtulduğu, SSÇ Yusuf un ise yakalandığı ve üzerinden sonradan yapılan kriminal incelemede 5 FLUORA-ADB maddesi olduğu belirlenen net 12,7 gram kannabinoid maddenin çıktığı, SSÇ Yusuf'a kaçan şahsın kim olduğu sorulduğunda sanık ... olduğunu belirttiği, sanık ...'ın daha sonra 28.09.2016 tarihinde yakalandığı olayda, sanık ve SSÇ savunmalarında, üzerine atılı suçlamaları kabul etmediğini belirtmiş iseler de; tanıklar ... ve Emrullah'ın, soruşturma aşamasında üzerlerinde ele geçen uyuşturucu maddeleri sanık
Batuhan'dan aldıklarını müdafileri huzurunda tespit olunan beyanlarında ifade etmiş olmaları, yakalanma anındaki ayrıntılı ve uyuşturucu aldıkları kişilerin kıyafetlerini de belirtecek şekildeki sözleri ve fotoğraf teşhis işleminde sanığı teşhis etmeleri, kovuşturma aşamasında ifadeleri tespit olunan tanık kolluk görevlilerinin olay tutanaklarını ve kabul edilen maddi vakıayı destekleyen anlatımları, sanık ve SSÇ'nin bulunduğu yerden ayrıldıktan kısa bir süre sonra yakalanan tanıkların ve satış yapılan yerde yakalanan SSÇ'nin üzerlerinden, sentetik kannabinoid türü uyuşturucu madde olduğu uzmanlık raporları ile kesinleşen maddelerin ele geçmiş bulunması, önceden gelen istihbari bilgiler çerçevesinde fiziki takip yapan kolluk görevlileri tarafından tutulan tutanaklar ile sanık ..., SSÇ Yusuf ile kullanıcılar Emrullah ve ... arasında gerçekleşen olayların niteliğinin ortaya konması, tanık kolluk görevlilerinin maddi vakıayı destekleyen anlatımları nazara alınarak, SSÇ ... ile sanık ...'un üzerlerine atılı uyuşturucu madde satmak suçunu işledikleri yönünde vicdani kanıya varıldığı gerekçesiyle sanık ve suça sürüklenen çocuğun mahkûmiyetlerine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkındaki hükümlerde, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları uyarınca artırım yapılmaması hususu eleştirilip, hükmün zoralım ile ilgili bendine ".... TCK'nın 54. maddesi gereğince MÜSADERESİNE" ibaresinden önce olacak şekilde "... ve ayrıca Bursa Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 08/09/2016 tarihli uzmanlık raporu ve ekindeki tutanağa göre muhafaza edilen kontrol numunesi uyuşturucu maddenin ..." şeklinde eklenmek suretiyle hukuka aykırılık düzeltilerek İlk Derece Mahkemesi hükümlerine yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

A. İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendinin uygulanmasına, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık ve suça sürüklenen çocuk müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

B. Suç tarihinde 15-18 yaş grubunda olan suça sürüklenen çocuk ... hakkında 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106 ncı maddesinin dördüncü fıkrasına aykırı

olarak, ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği hususunun ihtarına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş; ancak bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 22.03.2019 tarihli ve 2018/2103 Esas, 2019/564 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün suça sürüklenen çocuk hakkında hükmedilen adli para cezasının taksitlendirilmesine yer olmadığına dair cümleden sonra gelen "ödenmeyen para cezasının hapse çevrileceğinin bildirilmesine (bildirildi)" ibarelerinin hükümden çıkarılmak suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bursa 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.12.2023 tarihinde karar verildi.