Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edelerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 03.08.2008 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan cezalandırılması istemi ile dava açılmıştır.

2. Eskişehir 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.04.2010 tarihli kararı ile sanık hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan iki kez 3 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 2.080,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

3. Sanık müdafiinin temyiz üzerine, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 17.04.2014 tarihli ilamı ile '' zincirleme suç hükümleri uygulanması gerekirken iki ayrı suç oluştuğu kabul edilerek sanık hakkında fazla ceza tayini ve sanık hakkında hapis cezası yanında tayin edilen adli para cezasına esas gün sayısının yasal gerekçe gösterilmeden alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerekçeleriyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

4. Bozma üzerine Eskişehir 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.09.2014 tarihli kararı ile sanık hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan 1 yıl 6 ay 22 gün hapis ve 40,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.

5. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 16.09.2014 tarihinde kesinleştiği, sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlediği gerekçesiyle ihbarda bulunulduğu ve Eskişehir 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.02.2022 tarihli kararı ile hükmün açıklanmasına, sanık hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan 1 yıl 6 ay 22 gün hapis ve 40,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

1.Sanık müdafiinin temyiz isteği; suçun unsurlarının oluşmadığına, cezalandırmaya yeterli delil bulunmadığına, eksik inceleme ile karar verildiğine, lehe hükümlerin uygulanmadığına ve sair temyiz nedenlerine ilişkindir.

2. Sanık temyiz dilekçesinde somut bir temyiz nedenine yer vermemiştir.

Dava konusu olay; sanık ile mağdurun suç tarihinden önce aynı evde ikamet ettikleri, sanığın mağdura ait Vakıfbank ve HSBC Bankalarına ait kartları katılanın rızası hilafına aldıktan sonra ATM'den para çektiği iddiasına ilişkindir.

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 168 inci maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükmünün uygulanabilmesi için failin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun zararı gidermesi gerektiği, ancak somut olayda katılanın zararın icra yolu ile giderildiği anlaşıldığından, şartları oluşmadığı halde sanık hakkında etkin pişmanlık hükmünün uygulanması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

1. Tüm dava dosyası içeriği,katılanın aşamalardaki istikrarlı anlatımları, sanığın kaçamaklı ikrarı, banka yazı cevapları, Dairemiz bozma ilamı içeriği birlikte değerlendirildiğinde, başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçunun unsurlarının oluştuğuna dair mahkeme kabulünde ve denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlemesi nedeniyle sanık hakkında açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen hükmün aynen açıklanması gerektiğinden erteleme ve diğer lehe hükümlerin uygulanmamasında isabetsizlik bulunmamıştır.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanık ve sanık müdafiinin temyiz sebepleri yönünden hükümde hukuka aykırılık bulunmamış ve temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Eskişehir 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.02.2022 tarihli kararında sanık ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ve sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.12.2023 tarihinde karar verildi.