Mahkeme: MERSİN 3. Ağır Ceza Mahkemesi
Değişen suç vasfına göre kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
Dosya incelendi.
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, Cumhuriyet savcısının ve sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 19.11.2019 tarihinde Üye ... ve ...'nun karşı oyu ve oyçokluğuyla karar verildi.
Sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan açılan ve değişen suç vasfına göre kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararına uyulmaması üzerine uyuşturucu madde kullanma suçundan verilen mahkûmiyet kararının, yerel Cumhuriyet savcısının eylemin uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu oluşturduğu gerekçesi ile aleyhe temyizi ve sanığın lehe temyizi üzerine verilen hükmün onanmasına ilişkin sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyoruz. Şöyle ki;
Tüm dosya kapsamına göre suç tarihi olan 30.10.2012 tarihinde saat 19: 25 sıralarında sanığın şüphe üzerine durdurulduğunda üzerinde 16 fişek halinde daralı 60 gr. Net 16 gr. esrar maddesinin ele geçirildiği ve sanığa uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan dava açıldığı Mersin 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2012/460 Esas, 2013/93 Karar sayılı kararı ile sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu kabul edilerek TCK 191/2. maddesi gereğince denetimli serbestlik tedbiri kararı verilmiş, sanığın denetimli serbestlik tedbirine uymaması nedeniyle dosya yeniden ele alınmış ve sanığa Mersin 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2014/188 Esas, 2014/209 Karar sayılı kararı ile eylem uyuşturucu madde ticareti suçunu oluşturuyor ise de; önceki kararda suç vasfının hukuki nitelendirilmesi sanık lehine kazanılmış hak teşkil ettiğinden sanığın kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan TCK 191 madde gereğince cezalandırılmasına karar verilmiş ve bu karar yerel Cumhuriyet savcısı tarafından eylemin uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu oluşturduğu, önceden verilen tedavi ve denetimli serbestlik kararı nihai hüküm niteliğini taşımadığından, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiğinden bahisle aleyhe temyiz etmiştir.
Dosyadaki bilgi, belge sanığın tevil yollu savunması ve tüm dosya kapsamına göre suç tarihinde üzerinde 16 fişek esrar ile yakalanan ve bu uyuşturucuları doğum günü olan arkadaşının evinde arkadaşları ile birlikte içmek için aldığını beyan eden sanığın eylemi, uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu oluşturduğu konusunda yerel mahkemenin temyize konu kararın gerekçesinde de belirtildiği gibi herhangi bir ihtilaf yoktur. Ancak daha önce verilen kararda sanığın eylemi kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu kabul edildiğinden ve bu husus kazanılmış hak teşkil ettiğinden, sanık hakkında TCK 191/1, 31/3,50 ve 52. maddeleri gereğince 4.800 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ise de; mülga 1412 sayılı CMUK 326/son maddesi ve yürürlükteki CMK307/4. maddesi gereğince hüküm yalnız sanık veya Cumhuriyet savcısı tarafından sanık lehine temyiz edilmiş ise yeniden verilen hüküm önceki hükümle verilen cezadan daha ağır olamaz hükmünü içermektedir.
Bu düzenlemeler karşısında kanun koyucu sanığa suç niteliği yönünden kazanılmış haktan yararlanma hakkı tanımamıştır. Sadece sonuç ceza yönünden kazanılmış hak tanımıştır. Eğer bu dosyada Cumhuriyet savcısı kararı sanığın aleyhine temyiz etmemiş olsa ve sadece sanığın temyizi üzerine dosyayı Yargıtay 20. Ceza Dairesi olarak incelediğimizde hükmü suçun niteliği yönünden eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu değil uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu oluşturduğunu belirterek hükmün bozulmasına ceza yönünden sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına karar verileceği konusunda hiç şüphe yoktur. Dolayısıyla sanığın eyleminin önceki kararda kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu kabul edilip denetimli serbestlik kararı verilmesi ve sanığın bu kararın gereklerine uygun davranmadığından dosyanın ele alınıp yeniden yargılama yapıldığı halde mahkemece eylem kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu olarak kabul edilse bile Cumhuriyet savcısı bu kararı suçun uyuşturucu madde ticareti suçunu oluşturduğundan bahisle aleyhe temyiz edebilir ve bu temyiz incelemesinde yukarıda izah edildiği gibi ve Yüksek Yargıtay Ceza Genel Kurulunun birçok kararlarında belirtildiği gibi kazanılmış hak sadece ceza miktarında olduğundan ve sanığın eyleminin uyuşturucu madde ticareti suçunu oluşturduğundan yerel Cumhuriyet savcısının temyiz talebinin kabulü ile hükmün bozulması görüşünde olduğumuzdan sayın çoğunluğun onama görüşüne katılmıyoruz. 19.11.2019