Mahkûmiyet
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; ilk derece mahkemesince sanık hakkında basit kasten yaralama suçundan beraatine, bölge adliye mahkemesi tarafından ise sanığın mahkûmiyetine karar verildiği, sanık hakkında basit kasten yaralama suçundan verilen kararın türü ve karar tarihi gözetildiğinde, 28.02.2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı Kanun ile yeniden düzenlenen 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca, ilk defa bölge adliye mahkemesince mahkûmiyet kararı verildiğinden temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ... 15. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.11.2019 tarihli ve 2019/613 Esas, 2019/673 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 27.05.2021 tarihli ve 2020/499 Esas, 2021/1559 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik o yer Cumhuriyet savcısının (aleyhe) istinaf başvurusu üzerine, 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 ... maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 ... maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
Sanığın temyiz sebebi; atılı suçu işlemediğine ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Mağdur ... sanığın resmi nikahlı evli oldukları, olay tarihinde ikametgahlarında bulundukları sırada aralarında tartışma yaşandığı ve sanığın mağduru basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde darp ettiği iddiasıyla kamu davası açıldığı, sanık aşamalarda suçlamayı reddederek mağdur eşi ile tartıştığını, dövmediğini, bir hafta önce beraberce motor kazası geçirdiklerini ve yaralandıklarını, mağdurun yüzündeki yaranın oradan olduğunu savunduğu, mağdur mahkemede bu savunmayı doğrular yönde beyanda bulunduğu, mağdurdaki yaraların bir hafta önce meydana gelmiş trafik kazası nedeniyle oluşma ihtimalinin bulunduğu, sanığın mahkûmiyetine yeter, kuşkudan uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği kanaatiyle ispatlanamayan suçtan beraat kararı verildiği belirtilmiştir.
2. Sanık savunması, mağdur beyanı, kolluk tutanağı, doktor raporları, nüfus ve adlî sicil kayıtları dava dosyasında mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Suç tarihinde kayden evli olan mağdur ile sanık arasında yaşanan ailevi tartışma sırasında sanığın mağduru eliyle darp ederek onu alınan kati doktor raporuna göre ... tehlike oluşturmayacak, basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde yaraladığı iddia, sanığın savunmaları, mağdurun beyanları ve iddiayı doğrulayan mağdura ait kati doktor raporu içeriğiyle sabit olduğu, sanığın oluşa uygun düşmeyen savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olup mağdurun yargılama aşamasındaki eşinin kendisini darp etmediği, vücudundaki yaralanma izlerinin motordan düşmesi sonucu oluştuğu yönündeki beyanlarının
ise barıştığı ve hakkındaki şikayetinden vazgeçtiği eşi olan sanığı cezadan kurtarmaya yönelik olduğu gözetilmeksizin sanığın kasten yaralama suçundan mahkûmiyeti yerine yazılı şekilde beraatine hükmolunması hukuka aykırı olup o yer Cumhuriyet savcısının istinaf itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, sanığın beraatine ilişkin ilk derece mahkemesinin kaldırılarak kasten yaralama suçundan mahkûmiyetine karar verildiği belirtilmiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, alınan tüm raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği, eksik incelemenin bulunmadığı, adil yargılanma ve savunma hakkının ihlalinin söz konusu olmadığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, suç vasfı ile yaptırımların bozma nedeni dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamış,
Ancak;
Sanığın adlî sicil kaydında tekerrüre esas başka mahkûmiyetinin bulunmadığı da gözetildiğinde; sanık hakkında tekerrüre esas alınan Osmaniye 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.11.2012 tarihli ve 2012/75 Esas, 2012/282 Karar sayılı mahkûmiyet hükmünün sanığın çocukken işlediği bir suça ilişkin olması nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 58 ... maddesinin beşinci fıkrası uyarınca tekerüre esas alınamayacağı halde mükerrir kabul edilerek sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince seçimlik cezalardan hapis cezası tercih edilip aynı maddenin altıncı ve devamı fıkraları uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanması, hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe başlığı altında açıklanan tekerrüre ilişkin nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 27.05.2021 tarihli ve 2020/499 Esas, 2021/1559 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... 15. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.12.2023 tarihinde karar verildi.