... A.Ş. vekili avukat ... ile ... aralarındaki dava hakkında ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 05/05/2016 tarih ve 2015/584-2016/545 sayılı hükmün davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşuldu.

Davacı banka; davalı ile kredi sözleşmesi imzalandığını, davalının bu kredi sözleşmesinden kaynaklı taksitlerini ödemediğini, bu nedenle davalı aleyhine 13.801,42 TL alacak üzerinden ilamsız icra takibine başlandığını, davalının borca itiraz ederek icra takibin durdurduğunu, davalının itirazının haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile takibin toplam 12.302,07 TL üzerinden devamına, asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalı taraftan tahsiline fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
14.07.2004 günlü ve 5219 sayılı yasa ile HUMK’un 427/2 maddesindeki temyiz ile ilgili parasal sınır 1.000.000.000 TL, 5236 sayılı yasanın 19. maddesi uyarınca 01.01.2016 tarihinden itibaren 2.190,00 TL'ye çıkarılmıştır. Anılan yasada derdest davalar yönünden ne şekilde uygulanacağı yönünde açık bir uygulama hükmü bulunmamakta ise de Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 23.02.2005 gün 2005/13-32 Esas, 2005/85 Karar sayılı kararı uyarınca yerel mahkemelerce kurulan hükümlerin temyizinin ve temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay Daireleri ya da Hukuk Genel Kurulunca verilen kararlara karşı karar düzeltme yoluna gidilmesi durumunda temyiz ya da karar düzeltme istemi hangi karara yönelik ise, o karar tarihinde yürürlükte bulunan kanun hükmünün esas alınacağı belirtilmiştir. Davacı tarafından temyiz edilen miktar 1.492,35 TL olup, karar tarihi itibariyle 2.190,00 TL'yi geçmediğinden HUMK.nun 5219 sayılı yasa ile değiştirilen 427.maddesinin 2.fıkrası gereğince davacının temyiz hakkı bulunmamaktadır. O nedenle miktar itibariyle kesin olarak verilen karara ilişkin davacının temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.

Yukarıda açıklanan nedenle temyiz dilekçesinin REDDİNE, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 16/05/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.