Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29/12/2008 gün ve 2006/684-2008/777 sayılı kararı onayan Daire’nin 10.03.2011 gün ve 2009/3852 - 2011/2528 sayılı kararı aleyhinde davacılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacılar vekili, davacılardan Telekom İtalia SpA’nın telekomünikasyon alanında faaliyet gösteren bağımsız bir teşebbüs olduğunu, Türkiye’de GSM operatörlüğü için yeni lisanslar verileceği hususundaki T.C. Ulaştırma Bakanlığı'nın duyurusu üzerine Bakanlıkla temasa geçtiğini ve ilgili yasaların şart koştuğu imkanlar sağlandığı taktirde bu işe talip olduğunu, davacı ile T.C. Ulaştırma Bakanlığı ve Telekomünikasyon Kurumu arasındaki müzakereler sırasında davacıya ilgili yasaların gerektirdiği tüm imkanların sağlanacağı ve özellikle de hakim durumdaki GSM Operatörleri olan davalılarla davacının katılacağı teşebbüs birliği arasında eşitliğin sağlanabilmesi için gerekli bütün hizmetlerin sağlanıp eşitlik şartlarının oluşturulacağı hususunda kesin vaatlerde bulunulduğunu ve bu arada davalı operatörlerin roaming hizmetlerinden yararlandırılacağı konusunda taahhütte bulunulduğunu, hatta bu arada davacıların Danıştay’dan bu konuda istişari bir karar da aldıklarını, Danıştay’ın bu doğrultuda roaming hizmetinin olmazsa olmaz bir şart olduğunu belirtir karar verdiğini, bu hususta Ulaştırma Bakanlığı'yla mutabakata varıldığını, sonrasında davacıların teşebbüs birliği kurmaya karar vererek T.İş Bankası A.Ş. ile birlikte İş-Tim Telekomünikasyon Hizmetleri A.Ş. ünvanlı teşebbüs birliği kurduklarını ve sonrasında davalılar ile temasa geçip hakim durumdaki davalılardan roaming hizmetlerinin alınabilmesi için müzakerelere girildiğini, Telekomünikasyon Kurumu'nun da bu hizmetin sağlanması için ödenmesi gereken bedellerin tarifesini yaptığını, teşebbüs birliğinin bu bedelleri kabul ettiği halde, davalıların hiçbir surette anlaşmaya yanaşmadıklarını belirterek davalıların bu tutumunun Rekabet Yasası'ndaki yasal mükellefiyetlerin ihlalini teşkil ettiğini, davacı yanın eşit şartlarla piyasaya girmesinin engellendiğini, zorlaştırıldığını, yaptığı yatırımların heder olmasına yol açarak fahiş bir zarara uğradıklarını, bu nedenle rekabet hukukunu ihlal eden davalıların neden oldukları zararın tespiti ile fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak kaydıyla 2.000.000 USD’nin cari iskonto faizi işletilerek davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ...Ş. vekili ile davalı ...Ş. vekili davanın reddini istemişlerdir.

Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, davacılar vekili ile davalı ... AŞ vekili tarafından temyiz edilen karar Dairemizin 10.03.2011 tarihli kararı ile onanmıştır.

Davacılar vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacılar vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.

Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacılar vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 38,20 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 185,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 22.07.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.