SUÇLAR: İcrai davranışla görevi kötüye kullanma, nitelikli zimmet, rüşvet alma ve bu suça azmettirme, icbar suretiyle irtikap, ikna suretiyle irtikap

Eylemlerin zincirleme şekilde icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu kabulüyle bu suçtan mahkumiyet

Adana 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.09.2021 tarihli ve 2021/57 Esas, 2021/271 sayılı Kararının katılan ... vekili ile sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde:
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Adana Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.07.2013 tarihli ve 2012/61226 Soruşturma, 2013/17358 Esas, 2013/1317 numaralı İddianamesiyle sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 252 nci maddesinin birinci fıkrası, 38 inci maddesinin ikinci fıkrası, 252 nci maddesinin birinci fıkrası, 247 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 250 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 257 nci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları ile 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu'nun (3628 sayılı Kanun) 6 ve 10 uncu maddeleri uyarınca cezalandırılması, 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.

2.Adana 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.09.2015 tarihli ve 2013/340 Esas, 2015/431 sayılı Kararı ile sanığın üzerine atılı suçlardan ayrı ayrı beraatine hükmedilmiştir.

3.Katılan bakanlık vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 22.12.2020 tarihli ve 2019/2438 Esas, 2020/14312 sayılı Kararı ile 3628 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan verilen beraat hükmünün onanmasına, nitelikli zimmet, rüşvet alma ve bu suça azmettirme, icbar suretiyle irtikap, ikna suretiyle irtikap ve icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçlarından kurulan beraat hükümlerinin sanığın sübut bulan eylemlerinin kül halinde zincirleme biçimde icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturması nedeni ile bozulmasına karar verilmiştir.

4.Bozma üzerine Adana 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.09.2021 tarihli ve 2021/57 Esas, 2021/271 sayılı Kararı ile sanık hakkında zincirleme şekilde icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesi uyarınca 6 ay 7 gün hapis cezası karşılığı 3.740 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmolunmuştur.

Sanık müdafiinin temyiz istemi; müvekkili hakkındaki iddiaların asılsız olduğuna ve beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

Katılan vekili, sanık hakkında irtikap suçundan da mahkumiyet hükmü kurularak katılan kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirtmiştir.

Suç tarihinde Yüreğir İlçe Tarım Müdürü olarak görev yapan sanığın, yapmakla mükellef olduğu işlemler karşılığında, iş sahiplerine kurumun ihtiyaçlarında kullanılmak üzere laptop, klima vb. eşyaları aldırmak sureti ile görev gereklerine aykırı davranmak şeklinde gerçekleşen eylemlerinin zincirleme biçimde icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu kabul edilerek mahkumiyetine karar verilmiştir.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık hakkında tayin edilen kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında adli para cezasına esas alınan tam gün sayısının hüküm fıkrasında gösterilmemesi suretiyle 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin üçüncü fıkrasına ve 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına muhalefet edilmesi,
Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanık hakkında aynı Kanun'un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince, ayrıca, adli para cezasının tamamen infazından itibaren işlemeye başlamak üzere hükümde belirtilen gün sayısının yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkilerin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulması karşısında kendisini vekille temsil ettiren katılan ... yararına hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince maktu vekalet ücretine hükmolunması gerektiğinin gözetilmemesi,
Hususları hukuka aykırı bulunmuş ancak tespit edilen bu aykırılıkların Dairemizce giderilmesi mümkün görülmüştür.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin ve katılan bakanlık vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Adana 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.09.2021 tarihli ve 2021/57 Esas, 2021/271 sayılı Kararının 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303 üncü maddesi gereğince hüküm fıkrasının "6" numaralı bendinin "5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince, kısa süreli hapis cezasının sanığın sosyal ve ekonomik durumuna, suçun işlenmesindeki özelliklere göre takdiren 187 gün adli para cezasına çevrilmesine ve aynı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca da sanığın sosyal ve ekonomik koşulları ile gelir seviyesi nazara alınarak 1 gün karşılığı takdiren 20 TL'den hesap edilerek kısa süreli hapis cezası yerine sanığın neticeten 3.740 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına" şeklinde değiştirilmesi ile hüküm fıkrasının "7" numaralı bendinden sonra gelmek üzere "Sanığın yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği anlaşılmakla, aynı Kanun'un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca, ayrıca, adli para cezasının tamamen infazından itibaren işlemeye başlamak üzere takdiren 94 gün süre ile anılan Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen hak ve yetkileri kullanmasının yasaklanmasına," ve hüküm fıkrasının "9" numaralı bendinden sonra gelmek üzere "Katılan ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre takdir edilen 8.200,00 TL maktu vekalet ücretinin sanıktan tahsili ile katılan kuruma verilmesine," ilişkin fıkraların eklenmesi ve diğer fıkraların buna göre teselsül ettirilmesi suretiyle diğer yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün, Tebliğname’ye farklı gerekçe ile uygun olarak oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.12.2023 tarihinde karar verildi.