Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davacı ve davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira sözleşmesine dayalı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesi ve yargılama sırasındaki beyanlarında özetle; Davalının “A. Otel” adındaki işletmeyi işlettiği sırada otelde bulunan bir dükkanı dava dışı H. Y.’a kiraladığını, kira parasını peşin olarak aldığını, daha sonra otelin 01/09/2006 tarihinde kendisi tarafından işletilmeye başlandığını, kiracı H. G.’in ödediği kira bedellerinden dolayı Manavgat 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/364 Esas ve 2008/523 Karar sayılı ve Manavgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/421 Esas ve 2009/716 Karar sayılı dosyalarında açtığı davalar sonucunda, ödenen kira paralarının iadesine karar verildiğini, müvekkilinin de belirtilen mahkeme kararlarında hüküm altına alınan miktarlardan müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulduğunu mahkeme kararlarının Manavgat 1. İcra Müdürlüğünün 2009/33 Esas ve Manavgat 2. İcra Müdürlüğünün 2010/1520 Esas sayılı dosyaları ile icra takibine konulduğunu, cebri icra baskısı altında ödeme yapmak zorunda kaldığını, davalının borcuna istinaden ödenen miktarların tahsili için davalı hakkında yapılan icra takibine itiraz edildiğini belirterek itirazın iptaline ve muaccel ve likit alacağa rağmen takibe itiraz eden borçlu aleyhine %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili ise müvekkilinin piyasaya olan borçları karşılığında otelin davacıya devredildiğini, bahse konu borcun da müvekkilinin piyasa borçları içinde bulunduğunu, davacının işletmeyi devraldığı güne kadar bir zararın mevcut olmadığını, davacının mahkeme kararında da belirtildiği üzere borcun tamamından sorumlu olduğunu, davacı oteli teslim aldıktan sonra otelin kapatıldığını, belirterek davanın reddi ile davacı aleyhine %40 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Dosya kapsamına göre davalı ile dava dışı Halil Gülseren arasında düzenlenen 01/04/2006 başlangıç tarihli bir yıl süreli kira sözleşmesi ile otel içinde bulunan dükkan hediyelik eşya dükkanı olarak kullanılmak üzere kiralanmıştır. Sözleşmeye göre yıllık kira bedelinin 50.000 TL olduğu ve kira bedelinin davalı tarafından tahsil edildiği çekişmesizdir. Dava dışı kiracı Halil Yıldırım tarafından eldeki iş bu dosyanın tarafları aleyhine, Manavgat 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/364 Esas ve 2008/523 Karar sayılı ve Manavgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/421 Esas ve 2009/716 Karar sayılı dosyalarında kira parasının iadesi için açtığı davalar sonucunda, kiralanan dükkanın bulunduğu otelin 01/09/2006 tarihinden itibaren davalı T. A.Ş. tarafından G. K. A.Ş. ne devredildiği, bu tarihten sonra davacı Halil Yıldırım’ın mecurdan yararlanamadığı dolayısıyla kiracının bu tarihten sonraki döneme denk gelen kira bedellerini talep etmekte haklı olduğu belirtilerek toplam 29.166,66 TL nin yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş, belirtilen ilamlara bağlı alacağın tahsili için dava dışı kiracı H. G. tarafından başlatılan icra takiplerinde, davacı tarafından hüküm altına alınan alacağın ferileri ile birlikte 15/07/2009 tarihinde 15.724,00 TL, 11/10/2010 tarihinde 33.358,96 TL olmak üzere toplam 49.082,96 TL ödeme yaptığı görülmüştür. Davacı tarafından 49.082,96 TL alacak ve 3955,01 TL işlemiş avans faizi olmak üzere toplam 53.037,96 TL alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalının itirazı üzerine açılan eldeki davada mahkemece 49.082,96 TL asıl alacak ve 2.280,87 TL işlemiş faiz alacağına itirazın iptaline, takip tarihinden itibaren asıl alacak üzerinden yasal faiz işletilmesine, iş yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı takdirine yer olmadığına karar verilmesi üzerine hüküm davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı vekilinin faize yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Olayımızda mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, faizin niteliği yönünden oluşturulan hüküm, davanın niteliğine, tarafların sıfatına ve yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir. Ticari işlerde taraflarca aksi kararlaştırılmadığı sürece istenebilecek ticari temerrüt faizi oranı, Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB)’nın kısa vadeli avanslar için uyguladığı faiz oranıdır. Tarafların tacir olduğu ve alacağın da ticari işletme ile ilgili olduğu gözetilmeksizin mahkemece takip tarihine kadar 3095 sayılı yasanın 1. Maddesine göre hesaplanan yasal faiz alacağına ve takip tarihinden itibaren de asıl alacağa yasal faiz işletilmesine karar verilmesi doğru değildir.
3- Davacı vekilinin icra inkar tazminatına yönelik temyiz itirazlarına gelince; İİK.nun 67/2. maddesi gereğince itirazın iptali davasında, itirazının haksızlığına karar verilen borçlu diğer tarafın talebi üzerine icra inkar tazminatına mahkum edilir. Somut olayda borçlunun itirazında haksız olduğu kabul edildiğine ve hükmolunan alacak da likit olduğuna göre, davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken, mahkemece alacağın yargılamayı gerektirdiği belirtilerek davacı vekilinin icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
Yukarıda (2) ve (3) No'lu bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 10/04/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.