Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 02.02.2014 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında iftira suçundan cezalandırılması için kamu davası açılmıştır.

2.Bakırköy 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.09.2014 tarihli kararı ile sanığın iftira suçundan beraatine karar verilmiştir.

3.Bakırköy 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.09.2014 tarihli kararının katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 08.01.2020 tarihli kararı ile "... eksik araştırma ile hüküm kurulması nedeniyle ..." bozulmasına karar verilmiştir.

4.Bozma ilamı üzerine yapılan yargılamada Bakırköy 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.09.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında iftira suçundan 6000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

Sanık müdafinin temyiz istemi, sanığın katılana kiralarını senet yoluyla ödemediğine, sanık tarafından imzalanan senetleri katılana vermediğine, mahkumiyet kararının hukuka aykırı olduğuna yöneliktir.

1.Dava konusu olay, sanığın iş yerinin mutfak kısmında yer alan ve altında imzası bulunan senetlerinin kiraya veren olan katılan tarafından alınarak hakkında icra takibini başlattığını iddia etmesi üzerine şikayetçi olması nedeniyle katılan hakkında yapılan soruşturma sonucu hakkında takipsizlik kararı verilmesi ve sanığın iftira kastı ile hareket ederek şikayetçi olduğu iddiasına ilişkindir.

2.Dava konusu senet asılları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda alınan 08.06.2021 tarihli bilirkişi raporuna göre senet üzerinde sanığın adı altında yer alan imzaların sanığın elinin ürünü olduğu kanaatine varıldığının belirtildiği belirlenmiştir.

1.Sanığın şikayetçi olarak alınan ifadesinde, iş yerinin mutfak kısmında altında kendisinin imzası bulunan senetlerin kardeşi tarafından alınacak olması nedeniyle bırakıldığını, kendisinin cezaevine girdiğini ve çıktıktan bir süre sonra katılan tarafından bu senetlerin üzerlerinin doldurularak hakkında icra takibinin başlatıldığını, katılanın bu senetleri kiraya vereni olması ve iş yerinin anahtarlarının kendisinde bulunması nedeniyle kendisi cezaevinde bulunduğu sırada iş yerinden aldığını, ayrıca sahte kira sözleşmesi düzenlediği beyan ederek şikayetçi olduğu, katılanın şüpheli olarak alınan ifadesinde ... adlı şahısla aralarında kira sözleşmesi olduğunu, şahsın kira bedeline karşılık senet düzenlendiğini ve kira borcunu ödememesi nedeniyle senetleri icraya verdiğini beyan ettiği, yapılan soruşturma neticesinde katılan ... hakkında hırsızlık ve özel belgede sahtecilik suçlarından dava açmaya yeterli delil olmadığından bahisle takipsizlik kararı verildiği belirlenmiştir.

2.Sanığın söz konusu senetlerin üzerinde adı altında yer alan imzaların kendisine ait olduğunu, fakat bu senetlerin üzerlerinin boş olduğunu, kira sözleşmesi karşılığında katılana verilmediğini, ayrıca katılan tarafından hakkında icra takibi başlatılan kira sözleşmesinin aralarında yapılan kira sözleşmesi olmadığını beyan ettiği ve Mahkemece yapılan araştırmalar sonucunda kira sözleşmesinin aslına ulaşılamamış olması hususları göz önüne alındığında, sanığın üzerine atılı suçtan mahkumiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak kesin delil elde edilemediğinden hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken mahkumiyet kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bakırköy 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.09.2021 tarihli kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.12.2023 tarihinde karar verildi.