K A N U N Y A R A R I N A
B O Z M A
MAHKEMELERİ: ... 7. Asliye Ceza Mahkemesi, ... 6. Asliye Ceza Mahkemesi,
SAYILARI: 2011/1390 E., 2012/1745 K., 2014/801 E., 2015/192 K.
İNCELEME KONUSU
KARARLAR:
Mahkûmiyet
KANUN YARARINA
BOZMA YOLUNA
BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
... 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.11.2012 tarihli ve 2011/1390 Esas, 2012/1745 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mühür bozma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 203 üncü ve 62 nci maddeleri uyarınca neticeten 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, netice cezanın türü ve miktarı itibarıyla, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 08.11.2012 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
... 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.03.2015 tarihli ve 2014/801 Esas, 2015/192 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mühür bozma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 203 üncü ve 62 nci maddeleri uyarınca neticeten 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, netice cezanın türü ve miktarı itibarıyla, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 12.03.2015 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 12.09.2022 tarihli ve 2021/13472 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.11.2022 tarihli ve KYB-2022/120163 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.11.2022 tarihli ve KYB-2022/120163 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"... 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/1390 esas sayılı dosyasındaki suç tarihinin 17/11/2011, iddianame düzenleme tarihinin ise 02/12/2011 olduğu, ... 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/801 esas sayılı dosyasındaki suç tarihinin 24/11/2011, iddianame düzenleme tarihinin ise 05/12/2011 olduğu, her iki suçun da 02/12/2011 tarihli ilk iddianamenin düzenlenme tarihinden önce işlendiği ve hukuki kesinti olmadığı, anılan iki dosyada da sanığın üzerine atılı eylemlerin aynı mahiyette olduğu ve suç tarihlerinin yakınlığı dikkate alınarak, bu eylemlerin bir suç işleme kararının icrası kapsamında işlendiği anlaşıldığından, dosyaların birleştirilmesi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 43. maddesinde öngörülen zincirleme suç hükümlerinin
uygulanması gerektiği gözetilmeden, her bir eylem için ayrı ayrı ceza verilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
1. 5237 sayılı Kanun’un zincirleme suç başlıklı 43 üncü maddesinin birinci fıkrasında; "Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda, bir cezaya hükmedilir. Ancak bu ceza, dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır. Bir suçun temel şekli ile daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekilleri, aynı suç sayılır. (Ek cümle: 29/6/2005 – 5377/6 md.) Mağduru belli bir kişi olmayan suçlarda da bu fıkra hükmü uygulanır.
..."
Hükmü yer almaktadır.
2. Zincirleme suçlarda, aynı suçun birden fazla işlenmiş olması söz konusudur. Ancak bu suçlar, aynı suç işleme kararının icrası kapsamında işlenmekte ve suçlar arasında sübjektif bir bağ bulunmaktadır. Bu nedenle, kişiye bu suçların her birinden dolayı ayrı ayrı değil, bir kez ceza verilmekte ve cezanın miktarı artırılmaktadır.
3. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyaları değerlendirildiğinde; 17.11.2011 ve 24.11.2011 tarihlerinde işlenen mühür bozma suçlarının, 02.12.2011 tarihli ilk iddianamenin düzenlenme tarihinden önce işlendiği belirlenmekle birlikte, ... 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.11.2012 tarihli ve 2011/1390 Esas, 2012/1745 Karar sayılı kararına konu 17.11.2011 tarihli mühür bozma suçunun .../... adresindeki iş yerinde işlenmesine karşın, ... 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.03.2015 tarihli ve 2014/801 Esas, 2015/192 Karar sayılı kararına konu 24.11.2011 tarihli mühür bozma suçunun .../... adresindeki iş yerinde işlendiğinin anlaşılması karşısında; aynı iş yeri ile ilgili her iddianameye kadar olan eylemlerin zincirleme biçimde işlenmiş tek bir mühür bozma suçunu, iddianameden sonraki eylemlerin ise ayrı suçu oluşturacağı, farklı iş yerlerine ilişkin eylemlerde ise sanık hakkında aynı suç işleme kararının icrası kapsamında hareket ettiğinden söz edilemeyeceği için zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağı göz önüne alınarak, belirtilen gerekçeyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.12.2023 tarihinde karar verildi.