Mahkumiyet

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. İstanbul 37. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.09.2020 tarihli ve 2018/665 Esas, 2020/187 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 87 nci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl 30 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 08.07.2021 tarihli ve 2020/2431 Esas, 2021/1986 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme ilişkin sanık müdafiinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 ... maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanunu'nun 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 87 nci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4 yıl 8 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.

Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; suçun sabit olmadığına, ceza tayininde teşdit uygulanmasının hatalı olduğuna ve haksız tahrikin derecesine İlişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

1. Sanığın suç tarihinde aracını mağdura ait işyerinin önüne park etmek istemesi ve mağdurun buna izin vermek istememesi üzerine çıkan tartışmada sanığın mağdura eliyle vurarak alınan kati raporuna göre sol gözde görme yeteneğinin kaybolmasına neden olacak şekilde yaraladığı sabit görülmüş, oluşun bu şekilde gelişip sonuçlandığı değerlendirilerek sanık hakkında kasten yaralama suçundan uygulama yapıldığı, anlaşılmıştır.

2. Sanık savunmaları, mağdur ve tanık beyanları, Adli Tıp Kurumu 2 nci İhtisas Kurulu ve İstanbul Adli Tıp Şube Müdürlüğü raporları, bilirkişi raporu, görüntü inceleme tutanakları, nüfus ve adli sicil kayıtları ile tutanaklar dava dosyasında bulunmaktadır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf incelemesinde, ilk haksız hareketin küfür etmek suretiyle mağdurdan geldiği ve sanık lehine haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiği kabul edilerek, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün kaldırılmasına ve yeniden hüküm kurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu değerlendirilen delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eksik incelemenin bulunmadığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfı ile yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek doğru belirlendiği, mağdurdan sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemlerin niteliği ve ulaştığı

boyut dikkate alındığında belirlenen indirim oranının isabetli olduğu anlaşıldığından sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 08.07.2021 tarihli ve 2020/2431 Esas, 2021/1986 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 37. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

25.12.2023 tarihinde karar verildi.