.Asliye Ceza Mahkemesinin 29.03.2022 tarihli ve 2022/339 Esas, 2022/450 Karar sayılı kararı ile, hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 18 ay 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 06.04.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 29.09.2022 tarihli ve 2022/18284 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.11.2020 tarihli ve KYB-2022/127817 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.11.2020 tarihli ve KYB-2022/127817 sayılı Kanun yararına bozma isteminin;
" Dosya kapsamına göre, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca tayin olunan 2 yıl 13 ay hapis cezasından, aynı Kanun’un 62 nci maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılması neticesinde, 1 yıl 17 ay 5 gün hapis cezası yerine, 1 yıl 18 ay 25 gün hapis cezasına hükmedilmek suretiyle fazla ceza tayininde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

A. Şüpheli hakkında, 28.03.2020 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Ödemiş Cumhuriyet Başsavcılığının 01.07.2020 tarihli ve 2020/1960 soruşturma, 2020/144 sayılı kararı ile; 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararın şüpheliye 17.08.2020 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği,

B. Şüphelinin 31.03.2020,06.05.2020 ve 25.08.2020 tarihlerinde işlediği aynı nitelikteki suç nedeniyle yürütülen soruşturma dosyalarının 2020/1960 soruşturma dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği, şüphelinin erteleme süresi içerisinde 10.11.2020 ve 31.03.2021 tarihlerinde yeniden uyuşturucu madde ile yakalanması ve uyuşturucu madde kullandığının teknik yöntemlerle tespit edilmesi üzerine, erteleme kararının kaldırılarak Ödemiş Cumhuriyet Başsavcılığının 03.03.2022 tarihli ve 2021/2034 Soruşturma, 2022/679 Esas, 2022/481 Karar sayılı iddianamesi ile Ödemiş 2.Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,

C. Ödemiş 2.Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 29.03.2022 tarihli ve 2022/339 Esas, 2022/450 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 18 ay 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 06.04.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.

D. Sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenen 2 yıl 4 ay hapis cezasında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1/4 oranında artırım yapıldığında cezanın "2 yıl 11 ay" hapis cezası olacağı, bu cezadan 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapıldığında cezanın "1 yıl 17 ay 5 gün" hapis cezası olacağı, mahkemece "2 yıl 5 ay 5 gün" hapis cezasına hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, hesap hatası yapılarak "1 yıl 18 ay 25 gün hapis" cezasına hükmedilmek suretiyle fazla ceza tayin edilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
I. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi;
“Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.”
Şeklinde düzenlenmiş olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. Ödemiş 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 29.03.2022 tarihli ve 2022/339 Esas, 2022/450 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeninin daha hafif bir cezayı gerektirdiği belirlendiğinden;

Hüküm fıkrasının; ikinci paragrafında yer alan "2 YIL 13 AY HAPİS CEZASI" ibaresinin çıkarılarak
yerine "2 YIL 11 AY HAPİS CEZASI" ibaresinin yazılması, üçüncü paragrafında yer alan "1 YIL 18 AY 25 GÜN HAPİS CEZASI" ibaresinin çıkarılarak yerine "2 YIL 5 AY 5 GÜN HAPİS CEZASI" ibaresinin yazılması suretiyle hukuka aykırılığın giderilmesine, infazın belirlenen şekilde yapılmasına, kararın diğer kısımların aynen bırakılmasına,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

25.12.2023 tarihinde karar verildi.