Kamu davasının durması
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığı
Bursa 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.09.2021 tarihli ve 2020/687 Esas, 2021/792 Karar sayılı kararının hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca durmasına ilişkin hükmün, itiraz edilmeksizin 09.11.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 29.09.2022 tarihli ve 2021/26135 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.11.2022 tarihli ve KYB-2022/127829 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.11.2022 tarihli ve KYB-2022/127829 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve tedavi ile birlikte denetimli serbestlik tedbirine hükmedilen şüphelinin üzerine atılı suçla ilgili 15.12.2019 ve 19.11.2019 tarihlerinde alınan ifadelerinde ''Güzelyalı Burgaz mahallesi Erikli sokak B blok No: 1B İç kapı No: 12 Mudanya/Bursa'' adresinde ikamet ettiğini beyan ettiği ve hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının 23.01.2020 tarihinde anılan adreste annesi ...'a 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21 inci maddesinin birinci fıkrasına uygun olarak tebliğ edildiği, devamında denetimli serbestlik müdürlüğü tarafından çıkarılan çağrı yazısının da 25.02.2020 tarihinde annesi ...'a usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, şüphelinin müracaat etmemesi üzerine çıkarılan uyarı yazısının da yine 21.08.2020 tarihinde annesi ...'a usulüne uygun olarak tebliğ edildiği anlaşılmakla kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan davada "kovuşturma şartı" olan "ısrar koşulu"nun gerçekleştiği anlaşıldığından, yargılamaya devam olunarak esas hakkında bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
A. Şüpheli hakkında, 05.12.2019 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemi nedeniyle, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 05.01.2020 tarihli ve 2019/107426 Soruşturma, 2020/51 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, denetimli serbestlik süresi içerisinde tedaviye tabi tutulmasına karar verildiği, kararın şüpheliye 23.01.2020 tarihinde usulûne uygun şekilde tebliğ edildiği, 13.02.2020 tarihinde tedbirin infazı için Bursa Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,
B. Bursa Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce infaz işlemlerine başlanıldığı, 18.02.2020 tarihli ve 2020/850 DS sayılı çağrı yazısının bilinen adresine tebliğe çıkarıldığı, 25.02.2020 tarihinde aynı konutta oturan annesi ... imzasına tebliğ edildiği, müdürlüğe başvurmaması nedeniyle uyarılı çağrı yazısının bilinen adresine tebliğe çıkarıldığı, 21.08.2020 tarihinde annesi Mürvet D. imzasına tebliğ edildiği, Müdürlüğe başvurmaması nedeniyle İnfaz İşlemleri Değerlendirme Komisyonunun 08.09.2020 tarihli kararıyla dosyanın kapatılmasına karar verilerek 09.09.2020 tarihinde Bursa Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği,
C. Şüphelinin 19.11.2019 tarihinde Mudanya ilçesinde işlediği aynı nitelikteki suçu nedeniyle yapılan soruşturma evrakının, Mudanya Cumhuriyet Başsavcılığının 02.03.2020 tarihli yetkisizlik kararıyla gönderilmesinden ve Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 18.03.2020 tarihli birleştirme kararı ile evrakın 2019/107426 sayılı soruşturma ile birleştirilmesinden sonra, yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 17.11.2020 tarihli ve 2019/107426 Soruşturma, 2020/28892 Esas, 2020/20631 sayılı iddianamesi ile Bursa 27. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,
D. Bursa 27. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 21.09.2021 tarihli ve 2020/687 Esas, 2021/792 Karar sayılı kararı ile, kovuşturma şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca kamu davasının durmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin 09.11.2021 tarihinde kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
E. 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrasında, "Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında ... beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir." ve 191 inci maddenin dördüncü fıkrasında “Kişinin, erteleme süresi zarfında; a) Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, b) Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması, c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması hâlinde, hakkında kamu davası açılır." şeklinde düzenlemelere yer verildiği ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 10 uncu maddesinde, "Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır." hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş
olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, 7201 sayılı Kanun'a göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata 7201 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesinin 1-8 ve Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16 ncı maddesinin ikinci fıkrası hükümlerine göre, "Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre bu adrese yapılması" gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği şeklindeki düzenleme dikkate alındığında,
Somut olayda, hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve tedavi ile birlikte denetimli serbestlik tedbirine hükmedilen şüphelinin üzerine atılı suçla ilgili 15.12.2019 ve 19.11.2019 tarihlerinde alınan ifadelerinde ''Güzelyalı Burgaz Mahallesi Erikli sokak B Blok No: 1B İç kapı No: 12 Mudanya/Bursa'' adresinde ikamet ettiğini beyan ettiği ve hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının 23.01.2020 tarihinde anılan adreste annesi Mürvet D'a usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, denetimli serbestlik müdürlüğü tarafından çıkarılan çağrı yazısının da 25.02.2020 tarihinde annesi Mürvet D'a usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, şüphelinin müracaat etmemesi üzerine çıkarılan uyarı yazısının da yine 21.08.2020 tarihinde annesi Mürvet D'a usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, sanığın savunması doğrultusunda mahkeme tarafından yaptırılan kolluk araştırmasında, sanığın 01.04.2021 tarihinden itibaren özel bakım merkezinde kalmakta olduğunun tespit edildiği, mahkemece tanık olarak dinlenen ...'ın 20.09.2021 tarihli beyanında; "kızıyla yaklaşık 1 yıldır görüşmediğini, 1 yıl öncesine kadar kızının uyuşturucu kullandığını" beyan ettiği, kendisine teslim edilen tebligatları kızına bildirmediği hususunda bir açıklamada bulunmadığı, açıklanan nedenlerle yapılan tebligatların usulüne uygun olduğu, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan davada kovuşturma şartı olan "ısrar" şartının gerçekleştiği anlaşıldığından, yargılamaya devam olunarak esas hakkında bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, kamu davasının durmasına karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Bursa 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.09.2021 tarihli ve 2020/687 Esas, 2021/792 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.12.2023 tarihinde karar verildi.