Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
İddianamede anlatılan eylemin hırsızlık suçunu oluşturduğu ve sanık ...’in talimatla ifadesi alınırken 18.10.2010 tarihli celsede 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b maddesinin uygulanma ihtimaline karşılık olarak sanığa ek savunma hakkı verildiği anlaşıldığından tebliğnamedeki bu husustaki düşünce ile, sanık ...’in de diğer sanık ... ile birlikte katılana ait büfeye geldiği ve beraber alışveriş yaptıkları, daha sonra sanık ...’in ‘benim yemeğim ocakta kaldı, sen alışverişi tamamla gel’ diyerek dışarı çıkıp araçta beklediği, böylece sanık ... ile sanık ...’ın tam bir dayanışma, fikir ve eylem birliği içinde, asli maddi iştirak halinde fiili birlikte işledikleri ve netice aldıkları anlaşıldığından, sanık ...’in eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 37.maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinden aynı Kanun'un 39. maddesi kapsamında irdelenmesi gerektiğine ilişkin düşünceye de iştirak edilmemiş, hükmün esasını teşkil eden kısa kararın verildiği celsenin başında ‘açık yargılamaya devam olunduğun belirtmesi ve herhangi bir ara kararı ile duruşmanın kapalı yapılmasına da karar verilmemesi karşısında, duruşmanın sonunda ve gerekçeli kararda ‘kapalı oturumda’ kararın verildiğinin belirtilmesi mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olduğu kabul edilmiştir.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün ONANMASINA, 27/04/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.