Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ziynet ve eşya alacağı davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, çeyiz ve ziynet eşyasının bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, ziynet eşyaları yönünden talebin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, kararın dayandığı gerekçeye göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2-Davacı vekili, dava dilekçesinde; aralarında boşanma davasının devam ettiğini, davalı kocanın kendisini eve almadığını, düğünde takılan 8 adet bilezik, 2 metre kösteğin davalıda kaldığını belirterek ziynet eşyalarının aynen veya bedelinin tahsilini istemiştir. Davalı ise 7 adet bileziğin olduğunu, bunun 3 tanesinin daha önceden davacının annesine gittiğinde davacı tarfından bozdurulmuş olduğunu, kalan 4 adet bileziği ise davacının götürdüğünü savunmuştur.
Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesi hükmü uyarınca kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür. Gerek doktrinde, gerek Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği üzere ispat yükü hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer. Öte yandan ileri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimse iddia ettiği olayı kanıtlaması gerekir.
Olayımızda; davacı vekili dava dilekçesinde ziynetlerin davalı tarafta bulunduğunu iddia etmiş, davalı koca ise davacının evden ayrılırken ziynetlerden dört adet bileziği yanında götürdüğünü savunmuştur. Tanık anlatımlarına göre davacının ortak konutu normal koşullarda terketmediği, evden kovulduğu için terkettiği anlaşılmaktadır. Bu durumda Mahkemece davalının kabulünde olan dört adet bilezik yönünden bileziklerin ayrılırken davacı tarafından götürüldüğü savunmasının ispat yükünün davalı kocada olduğu ve davalının delilleri arasında bulunan vs delilinin yemin delilini de kapsadığı gözetilerek, davalıya bu konuda davacıya yemin teklif edip etmeyeceği sorularak sonucuna göre karar vermek gerekirken ziynet eşyaları yönünden istemin tümünün reddine karar verilmesi doğru değildir.

Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.

Yukarıda (2) No'lu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ziynet eşyalarına ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 10/04/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.