Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın usulden reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

Davacı vekili; davalılar ile müvekkilinin 1 ve 43 parsel sayılı taşınmaz maliki Mehmet Yılmaz mirasçısı olduklarını,davalılar ile aralarında bu taşınmazlara yönelik... Sulh Hukuk Mahkemesinde görülen ortaklığın giderilmesi davası olduğunu,müvekkilinin dava konusu taşınmazlara fındık ekip yetiştirdiğini ve tüm giderlerini karşıladığını,yıllardır ürün aldığını, müvekkilinin öncesinde... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/109 E sayılı dosyasında bu muhdesatlar için dava açtığını ancak yaşlı biri olduğu için davayı takip edemediğini ve davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini belirterek 1 ve 43 parsel sayılı taşınmazlardaki fındık ağaçlarının müvekkiline aidiyetinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Bir kısım davalılar vekili; davacının daha önce açtığı ve açılmamış sayılmasına karar verilip kesinleşen tarafları, sebebi ve konusu aynı olan 2012/109 Esas sayılı dosya ile aynı davayı açtığını, ilk davanın ikinci davanın açıldığı tarihte derdest olup derdestlik ve kesin hüküm itirazında bulunduklarını, bu nedenle dava şartı yokluğundan davanın reddinin gerektiğini, davacının iddia ettiği fındık ağaçlarının ise tarafların ortak murisi tarafından dikilip yetiştirildiğini, davacının diğer davalıların yasal miras haklarını çiğneyerek buraları haksız sahiplendiğini ve gelir elde ettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, muhdesat aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, daha önce... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/109 Esas sayılı dava dosyasındaki tarafları ve konusu aynı olan davada verilen kararın 09/09/2013 tarihinde kesinleştiği eldeki davanın 30/04/2013 tarihinde açıldığı ve bu haliyle 2012/109 esas, 2013/201 karar sayılı dava dosyası derdest iken iş bu dava dosyası açıldığından ve derdestlik itirazının HMK'nın 114. maddesinde belirtilen dava şartlarından olduğu mahkemece resen dikkate alınması gerektiği ve ikinci açılan dava dosyasının dava şartı yokluğu nedeniyle reddedilmesi gerektiği, aynı zamanda davalı
vekilince yasal cevap süresi içerisinde de derdestlik itirazında bulunulduğu derdestlik itirazının davalılardan Sebahat'in mirasçılarını da bağlayacağı dikkate alınarak eldeki dava 2012/109 esas, 2013/201 karar sayılı dava dosyası derdest iken açıldığı bu haliyle tarafları, dava sebebi ve dava konusu (talep sonucu) aynı olan bir dava için ikinci kez açılması nedeniyle dava şartı yokluğundan bahisle HMK'nun 114/1-ı maddesi uyarınca davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Derdestlik yani davanın görülmekte olması, 6100 sayılı HMK'nın 114/I-ı. maddesinde dava şartı olarak düzenlenmiştir. Dava şartı olan derdestlik nedeni ile davanın reddi için üç koşulun birlikte bulunması gerekmektedir. Bunlar; 1-davanın daha önce aynı veya başka bir mahkemede açılmış olması, 2-birinci davanın görülmekte olması, 3-daha önce açılmış ve görülmekte olan dava ile ikinci davanın yani bu davanın aynı olması koşuludur. Bu dava ile görülmekte olan başka bir davanın aynı dava olduğunu söyleyebilmek için ise, maddi anlamda kesin hüküm gibi her iki davanın taraflarının, konusunun ve dava sebeplerinin aynı olması gerekir. Dava sebebinden maksat da (hukuki sebepler değil) davanın dayanağını teşkil eden vakıalardır (Kuru Baki, Hukuk Muhakemeleri Usulü, C. IV, B. 6, İstanbul 2001, s. 4217-244).

Usul hükümlerine göre davanın açılmamış sayılma kararı temyizi kabil bir karar ise de, derdestlik yönünden kararın kesinleşmesini aramaya gerek yoktur. Derdestlik, 18.09.1996 tarih ve 1996/19-461 Esas, 1996/607 Karar sayılı HGK kararına göre dosyanın işlemden kaldırılması tarihinden itibaren üç aylık süre ile sınırlıdır. Bu süre hak düşürücü süredir. Ancak, davanın açılmamış sayılmasını gerektiren şartların doğumu ile dava kendiliğinden ortadan kalkar ve derdest olmaktan çıkar.
Somut olayda, aynı mahiyette bulunan... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/109 Esas sayılı dava dosyasında 21.11.2012 tarihinde dosyanın işlemden kaldırılmasına, 02.05.2013 tarihinde ise davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Bu durumda, davanın açıldığı 30.04.2013 tarihinde derdest bir dava bulunmadığından, davanın derdestlik gerekçesi ile reddi doğru değildir.

Davacı vekilinin yerinde bulunan temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün (6100 sayılı HMK'nın Geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,taraflarca HUMK'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 02.04.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.