İcrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyet, 01/06/2005 tarihinden önceki eylemlerinden açılan davanın zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
CMK'nın 260/1. maddesine göre katılan sıfatını alabilecek surette zimmet suçundan zarar görmüş olan Hazinenin kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükmün vekili tarafından temyiz edilmesi karşısında 3628 sayılı Yasanın 18. maddesi ile CMK’nın 237/2. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak katılma talebinin kabulüne karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Dairemizin 2014/10538 Esas sırasında kayıtlı İslahiye (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesinin 2010/688 Esas ve 2013/189 Karar sayılı dosyası ile bu dosya arasında suç ve sanık ... yönünden fiili, hukuki bağlantı olduğundan birlikte ele alınarak yapılan incelemede;

1-Sanık ... hakkında verilen mahkumiyet hükümlerinin incelenmesinde;
a)Suç tarihlerinde Fevzipaşa Belediye başkanı olarak görev yapan sanık hakkında farklı eylemleri nedeniyle İslahiye (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesinin 2010/688 Esas ve 2013/189 Karar sayılı dosyasında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan kamu davasının açıldığının anlaşılması, zincirleme suç hükümlerinin uygulanması ihtimali ve temel ceza ile zincirleme suç hükümleri nedeniyle uygulanacak artırım oranlarının belirlenmesinde nazara alınması zorunluluğu karşısında, belirtilen dosyanın CMK'nın 8 ve devamı maddeleri gereğince işbu dava dosyasında birleştirilmesinden ve sanık hakkında aynı eylemle ilgili açılmış başka bir dava veya verilmiş karar bulunup bulunmadığının tespit edilmesinden sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
b)Kabule göre de;
Sanığın belediye sınırları içerisinde özel şahısların evlerinin inşası ve tamiri için 5393 sayılı Belediye Kanununun 14,33,37 ve 38 maddelerine belediye başkanı ve belediye encümenine bu yönde verilmiş bir görev ve yetki bulunmadığı halde söz konusu özel şahıslar ile ödeme konusunda herhangi bir sözleşme ve protokol yapmadan ve ayrıca keyfi uygulama ile kömür ve lastik alımlarında ise 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun mal ve hizmet alımına ilişkin 21/d, 22/f maddelerine aykırı davranmak suretiyle kamunun zararına neden olduğu ve bu şekilde üzerine atılı görevi kötüye kullanma suçunu işlediğinden bahisle kurulan mahkumiyet hükümlerinde; suç tarihinde belediyeye ait olan araçların tespiti ile faturalardaki lastiklerin söz konusu araçlarla uyumlu olup olmadığının araştırılması, tüketilen kömür miktarının belediyenin hangi birimlerinde kullanıldığının ve önceki yıllarda tüketilen miktarlarla mukayese edilerek gerektiğinde bilirkişi raporu alınması suretiyle yıllık ortalama tüketim miktarının belirlenmesi ile belde halkına yardım kapsamında kömür dağıtımı yapılıp yapılmadığının araştırılmasından sonra, eylemlerin sübutu halinde zincirleme tek suçtan hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden ve eylemlerin neden bağımsız suç olarak kabul edildiği, suç kastının nasıl yenilendiği de karar yerinde denetime imkan verecek şekilde gerekçeleriyle gösterilip tartışılmadan yazılı şekilde ayrı ayrı hüküm kurulması ile sanığın 01/06/2005 tarihinden önceki eylemlerinin zincirleme suç kapsamında kaldığı gözetilmeden bu eylemlerle ilgili açılan davaların zamanaşını nedeniyle ortadan kaldırılmasına karar verilmesi,
5237 sayılı TCK'nın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle atılı suçu işleyen ve adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilen sanık hakkında, aynı Kanunun 53/5. maddesi gereğince hükümde belirtilen gün sayısının yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

2-Sanık ... hakkında verilen mahkumiyet hükümlerinin yapılan temyiz incelemesinde ise;
Sanığın hükümden sonra 27/02/2015 tarihinde öldüğü UYAP sisteminden temin edilen güncel nüfus kaydından anlaşıldığından, bu husus mahallinde araştırılarak sonucuna göre TCK'nın 64 ve CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca bir karar verilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafii, sanık ... ve katılanlar vekillerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 02/04/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.