İNCELENEN KARARIN;
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
CMK’nın 148/4. maddesinde yer alan “Müdafi hazır bulunmaksızın kollukça alınan ifade, hâkim veya mahkeme huzurunda şüpheli veya sanık tarafından doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz” şeklindeki hüküm karşısında, sanığın, müdafi hazır olmadan alınan kolluk ifadesinde tehdit suçunu ikrar etmiş ise de, duruşmada yüklenen suçu işlemediğini savunması, tanık ...'in sanığın savunmasını doğrulaması karşısında, mağdurenin soyut iddialarından başka, her türlü kuşkudan uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilememesi nedeniyle, sanık ...'in delil yetersizliğinden CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verilmesi gerekirken, CMK'nın 223/2-c maddesi gereğince suç kastı bulunmadığından beraatine kararı verilmesi,
Kanuna aykırı ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğundan, 5320 sayılı Yasanın 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesi uyarınca, temyiz edilen kararın açıklanan noktası, tebliğnamedeki isteme kısmen uygun olarak, hüküm fıkrasından “CMK'nın 223/2-c maddesi uyarınca sanığın beraatine," ibaresinin çıkartılıp yerine "CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca sanığın beraatine" ibaresinin eklenmesi biçiminde sair yönleri usul ve Kanuna uygun olan HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 22/02/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.