Düşme
KANUN YARARINA BOZMA

YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

İstanbul 54. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.01.2020 tarihli ve 2019/653 Esas, 2020/18 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşmesine karar verildiği, hükmün, istinaf edilmekzisin 11.02.2020 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’u 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 28.09.2022 tarihli ve 2021/30000 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.11.2022 tarihli ve KYB-2022/126996 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.11.2022 tarihli ve KYB-2022/126996 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Dosya kapsamına göre, sanığın 04.09.2018 tarihinde işlediği uyuşturucu madde kullanma suçundan dolayı İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca 08.04.2019 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği, daha sonra sanığın tekrar uyuşturucu madde kullanma suçunu işlemesi nedeniyle hakkında İstanbul 54. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/653 Esas sayılı yargılama sonucunda, İstanbul 53. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/503 Esas, 2018/252 Karar sayılı kararı uyarınca verilen denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlendiği gerekçesiyle düşme kararı verilmiş ise de;
İstanbul 53. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/503 Esas sayılı dosyasında sanık hakkında 23.04.2016 tarihli eylemi nedeniyle 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesi gereğince ertelenmesine ve anılan Kanun'un 51 inci maddesinin üçüncü fıkrası maddesi uyarınca sanık hakkında 1 yıl 8 ay denetim süresi belirlenmesine karar verildiği, anılan kararda sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirine hükmedilmediği, hapis cezasına hükmedilerek 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği, bu durumda 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin dördüncü fıkrası anlamında bir denetim olmadığından denetim süresi içerisinde işlenen suçtan dolayı ihlalden bahsedilemeyeceği, sanık hakkında yargılamaya devam edilerek sonucuna göre karar verilmesi ve sanığın cezalandırılması halinde de erteli hapis cezasının aynen infazı için İstanbul 53. Asliye Ceza Mahkemesine ihbarda bulunulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde düşme kararı verilmesinde,
Kabule göre de;
Dosya kapsamına göre, somut olayda, sanık hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 08.04.2019 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararın cezaevinde bulunan sanığa 5271 sayılı Kanun'un 35 inci maddesinin üçüncü fıkrasına uygun olarak ''okunup anlatılmak suretiyle'' tebliğ edilmediği anlaşıldığından, kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın kesinleşmediği

cihetle, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden kamu davasının durmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde,
İsabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

A. Şüpheli hakkında, 04.09.2018 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 08.04.2019 tarihli ve 2019/160328 Soruşturma, 2019/1406 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararın şüpheliye bulunduğu ceza infaz kurumunda 08.05.2019 tarihinde tebliğ edildiği,

B. Şüphelinin erteleme süresi içerisinde 22.03.2019 tarihinde yeniden uyuşturucu madde ile yakalanması nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 20.11.2019 tarihli ve 2018/60328 Soruşturma, 2019/51116 Esas, 2019/33809 sayılı iddianamesi ile İstanbul 54. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,

C. İstanbul 54. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 08.01.2020 tarihli ve 2019/653 Esas, 2020/18 Karar sayılı kararı ile, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca "davanın düşmesine" karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.

D. Dosya kapsamına göre, sanığın 04.09.2018 tarihinde işlediği uyuşturucu madde kullanma suçundan dolayı İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca 08.04.2019 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği, daha sonra sanığın tekrar uyuşturucu madde kullanma suçunu işlemesi nedeniyle hakkında İstanbul 54. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/653 Esas sayılı yargılama sonucunda,

İstanbul 53. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/503 Esas, 2018/252 Karar sayılı kararı uyarınca verilen denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlendiği gerekçesiyle düşme kararı verilmiş ise de;
İstanbul 53. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/503 Esas sayılı dosyasında sanık hakkında 23.04.2016 tarihli eylemi nedeniyle 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesi gereğince ertelenmesine ve anılan Kanun'un 51 inci maddesinin üçüncü fıkrası maddesi uyarınca sanık hakkında 1 yıl 8 ay denetim süresi belirlenmesine karar verildiği, anılan kararda sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirine hükmedilmediği, hapis cezasına hükmedilerek 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesi uyarınca cezanın ertelenmesine ve 51 inci maddenin üçüncü fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay denetim süresi belirlenmesine karar verildiği, bu durumda 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin dördüncü fıkrası anlamında bir denetimli serbestlik kararı olmadığından denetim süresi içerisinde işlenen suçtan dolayı ihlalden de bahsedilemeyeceği, sanık hakkında yargılamaya devam edilerek sonucuna göre karar verilmesi ve sanığın cezalandırılması halinde de erteli hapis cezasının aynen infazı için İstanbul 53. Asliye Ceza Mahkemesine ihbarda bulunulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde düşme kararı verilmesi,
Kabule göre de;
Dosya kapsamına göre, somut olayda, sanık hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 08.04.2019 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararın cezaevinde bulunan sanığa 5271 sayılı Kanun'un 35 inci maddesinin üçüncü fıkrasına uygun olarak ''okunup anlatılmak suretiyle'' tebliğ edilmediği anlaşıldığından, kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın kesinleşmediği, be nedenle kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca kamu davasının durmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup sanık lehine verilmiş olan ve davanın esasını çözen "kamu davasının düşmesi" kararından dolayı yeniden yargılama yapılmamak ve aleyhe sonuç doğurmamak üzere, hukuka aykırılığa işaret edilerek kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.

1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. İstanbul 54. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.01.2020 tarihli ve 2019/653 Esas, 2020/18 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (c) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.12.2023 tarihinde karar verildi.