D U R U Ş M A İ S T E M L İ
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.06.2021 tarihli ve 2018/489 Esas, 2021/335 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (d) bentleri, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 3 yıl 20 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 19.11.2021 tarihli ve 2021/3369 Esas, 2021/3333 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca, 5237 sayılı Kanun' un 29 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca uygulama yapılırken "5 yıl 7 ay 15 gün" yerine "4 yıl 19 ay 15 gün"; 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca uygulama yapılırken "4 yıl 8 ay 7 gün" yerine "3 yıl 20 ay 7 gün" olarak eksik ceza verilmiş olması hukuka aykırı görüldüğünden, 5271 sayılı Kanun'un 303 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca, hüküm fıkrasının 5- numaralı bendininde yer alan "4 yıl 19 ay 15 gün" ibaresinin çıkartılarak "5 yıl 7 ay 15 gün", 6(5)- numaralı bentte yer alan "3 yıl 20 ay 7 gün" ibaresinin çıkartılarak "4 yıl 8 ay 7 gün" ibaresi olarak düzeltilmesi suretiyle esastan reddine karar verilmiştir.
Katılan Vekilinin Temyiz İstemi, sanığın eyleminin kasten öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturduğundan bahisle suç vasfına, haksız tahrik hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, cezanın yetersiz belirlendiğine,
Sanık müdafiinin Temyiz İstemi, sanığın atılı suçu işlemediğinden bahisle sübuta, eylemi taksirle işlediğinden bahisle suç vasfına, eksik araştırmaya, meşru savunma ve sınırın aşılması hükümlerinin uygulanması gerektiğine, erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanması gerektiğine, haksız tahrikin derecesine,
ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Katılan ... ile sanık ... arasında önceye dayalı husumet bulunduğu, olay tarihinde katılan ve sanığın kullanmış oldukları araçlarla yolda karşılaştıkları, sanığın yanında tanık Nurullah'ın olduğu, sanığın aracında getirdiği silahı ile katılana birkaç sefer ateş ettiği, olay esnasında katılanın elinde satır bulunduğu, sanığın yaptığı atışlardan birinin katılanın bacak ve ayağına doğru gelerek hayati tehlike geçirmesine sebebiyet verecek şekilde yaraladığı anlaşılan olayda, katılanın elinde olay anında satır bulunması, katılanı bacağından yaralayan sanığın eylemine kendiliğinden son vermiş olması, uzmanlık
raporuna göre katılana ait pantolon paçası ile eşofman paçası üzerindeki deliklerin av tüfeği ile uzak atış mesafesinden yapılan atış sonucu meydana geldiğinin tespit edilmiş olması hususları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, sanığın eyleminin nitelikli kasten yaralama suçunu oluşturduğu kabul edilerek buna göre uygulama yapıldığı belirlenmiştir.
Katılanın elinde olay anında satır bulunduğu göz önüne alındığında sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin asgari düzeyde uygulanması gerektiği kabul edilerek buna göre uygulama yapıldığı tespit edilmiştir.
2. Sanık savunması, mağdur beyanı, tanık beyanları, olay yeri inceleme raporu, ... Adli Tıp Şube Müdürlüğünce tanzim olunan 15.08.2018 tarihli adli muayene raporu, sanığın adli sicil kaydı dava dosyasında bulunmaktadır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
Katılan vekili ve sanık müdafinin temyiz istemleri yönünden yapılan incelemede,
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından doğrudan kastla gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, eksik araştırmanın bulunmadığı, ilk haksız hareketin kimden geldiğinin tespit edilememesi nedeni ile sanık hakkında asgari oranda haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, 5237 sayılı Kanun'un 61 ... maddesinde belirtilen kriterler gözetilerek temel cezanın tayininin isabetli olduğu, sanığın katılan tarafından kendisine yönelmiş, gerçekleşen ve gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak olan haksız bir saldırıyı o anki hal ve koşullara göre saldırı ile orantılı biçimde defetme zorunluluğu altında bulunmadığı anlaşıldığından meşru savunma ve sınırın aşılması şartlarının oluşmadığı, sanığın hedef seçme imkanı varken katılanın bacak bölgesini ve ayağını hedef alması, atış mesafesi, eyleme kendiliğinden son vererek olay yerinden ayrılması hususları dikkate alındığında kastının öldürmeye yönelik olduğu hususunun şüpheli kaldığı anlaşıldığından suçun kasten yaralama olarak vasıflandırılmasında isabetsizlik bulunmadığı, takdirî indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği, cezanın miktarı itibariyle erteleme, seçenek yaptırıma çevirme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanamadığı anlaşıldığından anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 19.11.2021 tarihli ve 2021/3369 Esas, 2021/3333 Karar sayılı kararında katılan vekili ve sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ
İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.12.2023 tarihinde karar verildi.