İNCELENEN KARARLARIN
İNCELEME KONUSU
KARARLAR:
Mahkûmiyet
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
Küçükçekmece 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.10.2017 tarihli ve 2017/353 Esas, 2017/556 Karar sayılı kararı ile, hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 5560 sayılı Kanun'la değişik 191 inci maddesinin birinci
fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 14.02.2018 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği,
Küçükçekmece 20.Asliye Ceza Mahkemesinin 26.02.2018 tarihli ve 2017/750 Esas, 2018/261 Karar sayılı kararı ile, hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 5560 sayılı Kanun'la değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 08.06.2018 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 19.09.2022 tarihli ve 2022/14474 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.11.2022 tarihli ve KYB-2022/122198 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.11.2022 tarihli ve KYB-2022/122198 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Küçükçekmece 5. Sulh Ceza Mahkemesinin 28.10.2013 tarihli ve 2013/968 Esas sayılı dosyasındaki suç tarihinin 13.08.2013 iddianame düzenleme tarihinin ise 10.10.2013 olduğu, Küçükçekmece 7. Sulh Ceza Mahkemesinin 05.11.2013 tarihli ve 2013/934 Esas sayılı dosyasındaki suç tarihinin 24.08.2013, iddianame düzenleme tarihinin 30.10.2013 olduğu, her iki suçun da ilk iddianamenin düzenlenme tarihinden önce işlendiği ve hukuki kesinti olmadığı, anılan iki dosyada da sanığın üzerine atılı eylemlerin aynı mahiyette olduğu dikkate alınarak, bu eylemlerin bir suç işleme kararı icrası kapsamında işlendiği anlaşıldığından, dosyaların birleştirilmesi ve 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinde öngörülen zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, her bir eylem için ayrı ayrı ceza verilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
A. Küçükçekmece 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/353 Esas ve 2017/556 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde;
1. Şüpheli hakkında, 13.08.2013 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda; Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 10.10.2013 tarihli ve 2013/33557 Soruşturma, 2013/13059 Esas ve 2013/7292 sayılı iddianamesi ile Küçükçekmece 5. Sulh Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,
2. Küçükçekmece 5. Sulh Ceza Mahkemesinin 28.10.2013 tarihli ve 2013/968 Esas, 2013/1064 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 5560 sayılı Kanun'la değişik 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın 19.11.2013 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği ve infazı için Bakırköy Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,
3. Bakırköy Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce infaz işlemlerine başlanıldığı, uyarılmasına rağmen yükümlülüklerini ihlal etmesi nedeniyle infaz dosyasının kapatıldığının bildirilmesi üzerine, Küçükçekmece 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.07.2015 tarihli ve 2014/1115 Esas, 2015/696 Karar sayılı kararı ile, sanığın, 5237 sayılı Kanun'un 5560 sayılı Kanun'la değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın, itiraz edilmeksizin 11.07.2015 tarihinde kesinleştiği,
4. Sanığın 5 yıllık denetim süresi içerisinde 02.10.2016 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan cezalandırıldığının ihbar edilmesi üzerine; Küçükçekmece 18.Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 19.10.2017 tarihli ve 2017/353 Esas, 2017/556 Karar sayılı kararı ile; hükmün açıklanmasına, sanığın, 5237 sayılı Kanun'un 5560 sayılı Kanun'la değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 14.02.2018 tarihinde kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
B. Küçükçekmece 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/750 Esas ve 2018/261 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde:
1. Şüpheli hakkında, 24.08.2013 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda; Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 13.10.2013 tarihli, ve 2013/35213 Soruşturma, 2013/13522 Esas, 2013/7543 sayılı iddianamesi ile Küçükçekmece 7. Sulh Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,
2. Küçükçekmece 7. Sulh Ceza Mahkemesinin 05.11.2013 tarihli ve 2013/934 Esas, 2013/1160 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 5560 sayılı Kanun'la değişik 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın 28.11.2013 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği ve infazı için Bakırköy Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,
3. Bakırköy Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce infaz işlemlerine başlanıldığı, uyarılmasına rağmen yükümlülüklerini ihlal etmesi nedeniyle infaz dosyasının kapatıldığının bildirilmesi üzerine, Küçükçekmece 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.02.2015 tarihli ve 2014/559 Esas, 2015/201 Karar sayılı kararı ile, sanığın, 5237 sayılı Kanun'un 5560 sayılı Kanun'la değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın, itiraz edilmeksizin 16.04.2015 tarihinde kesinleştiği,
4. Sanığın 5 yıllık denetim süresi içerisinde 02.10.2016 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan cezalandırıldığının ihbar edilmesi üzerine; Küçükçekmece 20. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 26.02.2018 tarihli ve 2017/750 Esas, 2018/261 Karar sayılı kararı ile; hükmün açıklanmasına, sanığın, 5237 sayılı Kanun'un 5560 sayılı Kanun'la değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 08.06.2018 tarihinde kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
C. İncelenen dosyalar kapsamına göre;
Küçükçekmece 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/353 Esas ve 2017/556 Karar sayılı dosyasındaki suç tarihinin 13.08.2013, iddianame düzenleme tarihinin ise 10.10.2013 olduğu, Küçükçekmece 20.Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/750 Esas ve 2018/261 Karar sayılı dosyasındaki suç tarihinin 24.08.2013, iddianame düzenleme tarihinin 30.10.2013 olduğu, her iki suçun da ilk iddianamenin düzenlenme tarihinden önce işlendiği ve eylemler arasında hukuki kesinti olmadığı, her iki dosyada da sanığın üzerine atılı eylemlerin aynı nitelikte olduğu dikkate alınarak, eylemlerin bir suç işleme kararı icrası kapsamında işlendiği anlaşıldığından, davaların birleştirilmesi ve 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinde öngörülen zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, her bir eylem için ayrı ayrı açılan davalarda yapılan yargılamalar sonucunda sanığın ayrı ayrı mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Küçükçekmece 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.10.2017 tarihli ve 2017/353 Esas, 2017/556 Karar sayılı kararı ile Küçükçekmece 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.02.2018 tarihli ve 2017/750 Esas, 2018/261 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyalarının, Mahkemelerine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.12.2023 tarihinde karar verildi.