K A N U N Y A R A R I N A
B O Z M A

SUÇLAR: Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma

İNCELEME KONUSU

Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi

KANUN YARARINA

BOZMA YOLUNA

BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

... Cumhuriyet Başsavcılığının 04.03.2021 tarihli ve 2018/177179 Soruşturma, 2021/25015 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii ... 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 22.06.2021 tarihli ve 2021/2148 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 22.06.2021 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 24.10.2022 tarihli ve 2021/22689 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.12.2022 tarihli ve KYB-2022/137489 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.12.2022 tarihli ve KYB-2022/137489 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,
Dosya kapsamına göre; müştekiler ve şüphelilerin de ortak olduğu ... Bilgi Teknolojileri

Sanayi ve Tic. A.Ş. adına, aslında ...firmasına ait hazır olan "Zupla" projesinin "WantEngine" projesi adıyla Tübitak teşviğine başvurularak teşvikten yararlanmak suretiyle kamuyu zarara uğrattıkları iddiası ile ilgili olarak ... Cumhuriyet Başsavcılığınca, müşteki ... tarafından yöneltilen ... A.Ş'nin ...firmasına ait hazır projeyi alıp kendi projesi gibi Tübitak'a başvurduğu, projeyi gerçekte yapan ve hayata geçirenin ...firmasının olduğu, dolayısıyla bu proje vasıtasıyla hibenin usulsüz ve haksız olarak kullanıldığı, kamunun zarara uğratıldığı yönünde yapılan araştırmada, düzenlenen izleme raporunda döneme ilişkin iş paketi ve çıktılarında sapma bulunmadığı, tamamlanan oranın gerçekçi olduğu, iş paketindeki faaliyetlerin yapıldığı, projedeki personel ve diğer maliyetlerde sapma bulunmadığı, personel giderlerinin uygun olduğu, projenin sonlandırılması için bir neden bulunmadığının belirtildiği, yine müşteki ...'nın iddiası olarak yer alan projenin aslında ... ...'a ait olduğu, bilgi ve onayı dışında başvurusunun yapıldığı iddiasına ilişkin olarak gerçeği yansıtmadığının izleme raporlarında belirtildiği, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu Başkanlığı'na yazılan müzekkere cevabında, ödemelerin ... firmasının Tübitak'ın beyan ettiği Iban hesabına eft ile gerçekleştiği ve ödemelere ilişkin herhangi bir itiraz başvurusunun da yapılmadığı, tüm inceleme raporları dikkate alındığında, müştekilerin iddialarını destekleyen delile rastlanılmadığı, kamu davası açmaya yeter soyut iddiadan başkaca delil ve emarenin elde edilemediği gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; 11/01/2019 tarihli bilirkişi raporunda, kamu zararı iddiası bakımından uzman MASAK Mali Suçları Araştırma Komisyonu veya mali uzmanlar tarafından incelenmesinin uygun olacağının bildirilmesi ve Tübitak tarafından düzenlenen 23/09/2016 tarihli danışmanlık raporunda, "Belirtilen projenin saha ziyaretlerinin proje başlangıcından yaklaşık 9 ay sonra gerçekleştirilmesi, yapılan izleme ziyaretlerinde SVN sistemi loglarının ve kodlarının incelenmesi yoluna gidilmemesi, buna rağmen izleyici tarafından tüm dönemler için olumlu rapor düzenlenmesi, ODTÜ Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Bilgisayar Yüksek Mühendisi Dr. ... Kaya tarafından da SVN kayıtlarının proje bilgileri ile eşleştiğinin ifade edilmesine karşın yazılan kodların bir kısmının proje dönemi dışında oluşturulduğunun da belirtilmesi, konuya ilişkin resmi uzman görüşü istenen TUBİTAK Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığı ve TUBİTAK BİLGEM'den de SVN kayıtlarının incelenmesi, analizi ve raporlanması hususunda olumlu bir yanıt alınamaması nedeniyle ... tarafından öne sürülen "yürütülen projeler kapsamında ...firması ve ... ... ile anlaşılarak kamunun yanıltıldığı ve Devletin zarara uğratıldığı, şüphelilerin TCK'nın 155. maddesinde yer alan güveni kötüye kullanma suçunu işlediği, şüphelilerin TÜBİTAK teşvikini haksız yere, dolandırıcılık yaparak elde ettikleri, böylece TCK'nın 158. maddesinde yer alan nitelikli dolandırıcılık suçunu işledikleri" yönündeki son iddia

açıklığa kavuşturulamamıştır.
Bu durumda, söz konusu iddianın firma uhdesinde tutulan SVN kayıtlarının taraflarca karşılıklı olarak açılmış bulunan ve halen devam eden dava süreci içerisinde resmi bilirkişiler eliyle çözümlenmesi ve analizi ile aydınlatılması mümkün bulunmaktadır. ...mevcut bilgiler ve belgeler ışığında belirtilen iddianın İç Denetçiliğimizce doğrulanamamasından dolayı ceza yargılaması hukukunda geçerli olan "şüphenin sanık lehine yorumlanacağı" prensibinden hareketle yapılacak herhangi bir işlem bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır." şeklinde belirtilmesi, raporda SVN sistemi kayıtları ve kodlara ilişkin inceleme yapılamadığının tespit edilmesi hususları nazara alındığında, ... firmasının "WantEngine" projesini daha önceden hazırlanan ...firmasına ait "Zupla" projesinden yararlanarak kendi projesiymiş gibi kullanmak suretiyle Tübitak teşviğinden yararlanması iddiası ile ilgili, projenin SVN ve kodlarının alanında uzman bilirkişilerce ve MASAK'tan rapor alınması ile özgün bir proje olup olmadığının tespit edilmesi sonucu şüphelilerin hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir.
2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası;
“(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir.
...“
Şeklinde düzenlenmiştir.

3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında;
“(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.
(2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir.
(3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.
(4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.
...“
Hükümleri yer almaktadır.

4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir.

5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir.

6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde;

a. Nitelikli dolandırıcılılık suçuna ilişkin iddialara yönelik olarak; şüpheliler ..., ..., ... ile şikâyetçiler ... ve ...'nın 12.03.2013 tarihine kadar ... Bilgi Teknolojileri San. ve Tic. A.Ş.'nin ortak ve yetkilileri olduklarının, bu tarihten sonra şirketin %51 hissesinin Nesmal Yatırım Holding A.Ş. tarafından satın alındığının ve ortaklık sıfatı devam eden şikâyetçilerin şirket yönetiminden uzaklaştırıldıklarının, gerçekte şüpheli Hatice ...'ün de ortaklarından olduğu ...isimli şirkete ait olan ve Zuppla adı verilen proje ile yine şüpheli ... ...'a ait olan yazılım projelerinin ... Şirketinin projeleri gibi gösterilmesi suretiyle TÜBİTAK'tan usulsüz olarak teşvik ödemeleri alındığının iddia olunması

üzerine, ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında temin edilen; TÜBİTAK İç Denetim Birimi Başkanlığı'nın 23.09.2016 tarihli ve 2016-D-1 sayılı raporuna göre,...Başkanlığına şüpheli ... ...'ın fikir sahibi olduğu belirtilen bir proje başvurusunun bulunmadığının,...Danışma Kurulu'nun 11.05.2016 tarihli kararı ile şirketin başvurularından birinin projeyle ilgili değerlendirme kriterleri açısından yetersiz bulunması nedeniyle reddedildiğinin, yine şirket tarafından Kuruma yapılan 713 04 29 kodlu yakınlık tabanlı online alışveriş platformu oluşturulması projesinin dosyasında yapılan incelemede şikâyetçi ...'nın imzasının olduğunun, proje ekibinin çoğunluğunun şikâyetçinin yetki ve sorumluluk alanındaki personelden oluştuğunun, teşvik sözleşmesinin de bizzat şikâyetçi tarafından imzalandığının ve Kurumun 26.09.2019 tarihli cevabi yazısında bu projenin teşviki kapsamında 2013/1-2 ve 2014/1. Dönem olmak üzere toplam 138.029,00 TL ödeme yapıldığının bildirilmesi, dosyaya bilirkişi olarak atanan emekli banka müdürü ... Soydabircan'ın 11.01.2019 tarihli yazısında, ihtilaf konusunun uzmanlık alanı dışında olması nedeniyle dosyanın Maliye ve Hazine Bakanlığı Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı (MASAK) veya mali uzmanlar tarafından incelenmesinin uygun olacağı görüşünün belirtilmesi sonrası, ilgili kurum ve kuruluşlardan ... Şirketinin TÜBİTAK'tan teşvik aldığı projeye yönelik olarak gerekli incelemelerin yapılmasının talep edilmesi üzerine, MASAK'ın 20.02.2019 tarihli cevabi yazısında, soruşturma konusu olayda gelinen aşama itibarıyla Kurumun görevi kapsamında bir rapor tanzim edilmeyeceğinin belirtilmesi, Maltepe Küçük ve Orta Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığı'nın 04.11.2019 tarihli ve 2019-A-2238/17 sayılı Vergi Tekniği Raporuna göre şirketin 2013 ve 2014 takvim yılları yasal defterleri üzerinde yapılan incelemede, TÜBİTAK'a sunulmuş olan proje ile ilgili tüm harcama kalemleri, maliyetler ve ücret ödemelerinin yasal defter ve belgeler ile uyumlu olup herhangi bir olumsuzluğa rastlanmadığının tespit edilmesi, projenin asıl sahibi olduğu iddia edilen ...Şirketinin ortaklarından olan şüpheli Hatice ...'ün beyanında bahse konu Zuppla projesinin yalnızca fikir sahibinin kendileri olduğunun, projenin geliştirilmesine yönelik tüm çalışmaların ... Şirketi tarafından gerçekleştirildiğinin söylenmesi, Ticaret Bakanlığı Rehberlik ve Teftiş Başkanlığının 26.11.2019 tarihli ve 258-C/03 sayılı raporunda yer alan ... A.Ş.'ye yapılan teşvik ödemesi miktarı, proje bütçesi ile şirketin proje dönemindeki özkaynakları toplamı ve net dönem kârı dikkate alındığında projenin gerçekleştirilmesi bakımından mali yeterliliğe sahip olduğuna yönelik tespitler karşısında; bu husustaki kamu zararı iddiası yönünden MASAK'tan rapor aldırılmasına ve projenin özgün bir proje olup olmadığı yönünden ayrıca bilirkişi incelemesi yaptırılmasına yönelik kanun yararına bozma isteminin soruşturmaya yenilik katmayacağı anlaşılmakla, açıklanan nedenlerle nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden

kanun yararına bozma talebi yerinde görülmemiştir.

b. Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçuna ilişkin iddialara yönelik olarak; şikâyetçilerin şirket yönetiminden uzaklaştırıldıkları, personel aktivite raporlama sistemine girişlerinin engellendiği, 2014 yılı Mayıs ayından itibaren şirketin mali işleri ile ilgili kendilerine bilgi verilmediği, bilgi ve rızaları dışında şirketten para çıkışları yapıldığı, şirketin kasıtlı şekilde kötü yönetildiği ve karlılığın azaltıldığı, 10.02.2015 tarihli olağanüstü genel kurulda gündemde yer alması istenen konuların görüşülmesinin engellendiği, şikâyetçilerin iş akitlerinin haksız olarak feshedildiği, yetkisiz olarak şirket adına bir kısım sözleşmelere imza atıldığı yönündeki iddialarına dair ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında herhangi bir araştırma yapılmadığının anlaşılması karşısında; belirtilen iddialar yönünden şikâyetçilerin ayrıntılı olarak beyanlarına başvurulması, şikayet konusu tarihlere ait şirket hesap hareketlerinin ilgili bankalardan temin edilmesi, şirketin yasal defter ve belgeleri ile banka hesap hareketleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılması, şirket genel kurul toplantı tutanaklarının dosyaya celp edilmesi, taraflar arasındaki ihtilafa yönelik tüm hukuk/ceza dava dosyaları getirtilip incelenerek bu soruşturmayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosyaya eklenmesinden sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken; kamu davası açmaya yeterli soyut iddiadan başkaca delil ve emarenin elde edilemediği şeklindeki eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi açıklanan nedenlerle yerinde görülmüştür.

1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki nitelikli dolandırıcılılık suçuna yönelik düşünce yerinde görülmediğinden KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN bu suç yönünden oy birliğiyle REDDİNE,

2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçuna yönelik kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

... 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 22.06.2021 tarihli ve 2021/2148 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçu yönünden oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

25.12.2023 tarihinde karar verildi.