5237 sayılı TCK'nın 85/2,62,53/6,63.maddeleri uyarınca mahkumiyet
Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin sanığın kusurunun bulunmadığına ilişkin ve yerinde görülmeyen tüm; katılanlar vekilinin bir nedene dayanmayan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak,
Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK'nın 61/1 ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle TCK'nın 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, kavşağa yaklaştığı halde, aracının hızını azaltmayan kamyonet sürücüsü sanık kazanın oluşumunda tali kusurlu kabul edilmiş ise de, yol yapım çalışması olduğu ve azami hızın önce 70 km, sonra 50 km olduğunu gösterir trafik levhaları bulunan mahalde beyanına göre 100 km hızla seyrederek, aynı aileden beş kişinin ölümüne sebebiyet verildiği gözetilip asgari hadden daha fazla uzaklaşılarak hak ve nasafete uygun bir ceza yerine, yazılı şekilde ceza tayini,
Kanuna aykırı olup, katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 27.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.