Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;

1- TCK'nın 184/4. maddesinin "Üçüncü fıkra hariç, bu madde hükümleri ancak belediye sınırları içinde veya özel imar rejimine tabi yerlerde uygulanır" hükmü uyarınca mücavir alanda anılan maddenin 1. fıkrasının uygulanamaması nedeniyle, suça konu binanın belediye mücavir alanında ya da belediye sınırı veya özel imar rejimine tabi yerlerde kalıp kalmadığı kuşkuya yer vermeyecek biçimde saptanarak, sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik soruşturma ile hüküm kurulması,

2- Sanığa atılı imar kirliliğine neden olma suçunun kişilere ve kamu idaresine karşı doğrudan maddi bir zarara yol açmadığı ve ruhsatsız yapının eski hale getirilmesinin ancak TCK'nın 184/5. maddesinde öngörülen etkin pişmanlık hükmünün uygulanması bakımından gözetilebileceği, daha önce kasıtlı bir suçtan hükümlülüğü bulunmayan sanık hakkında, takdiri indirim maddesinin tatbiki ve tayin edilen hürriyeti bağlayıcı cezanın ertelenmesi gerekçesi de gözönünde bulundurulduğunda, sanığın tekrar suç işlemeyeceği yolunda kanaatinde oluştuğu anlaşıldığından, lehe olduğunda kuşku bulunmayan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerekirken "kamunun uğradığı zarar karşılanmamış olduğundan" şeklindeki yasal olmayan gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi,

3- Kabule göre de;
TCK'nın 53/4. maddesi gereğince, kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında, TCK'nın 53/1. maddesindeki hak yoksunluklarının uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Yasaya aykırı ve sanık ...'nın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki düzeltilerek onama düşüncesinin reddiyle HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 27.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.