Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Son oturumda sanığın hazır olmadığı durumlarda münhasıran sanığa tanınmış olan ve CMK'nın 216/3. maddesinde düzenlenen son söz hakkından bahsedilemeyeceğinden, suça sürüklenen çocuk müdafiine son sözün sorulmamasına ilişkin tebliğnamedeki (1) nolu bozma düşüncesine iştirak edilmemiş, hüküm tarihine kadar yapılan yargılama gideri toplamı, 5271 sayılı CMK’nın 324/4 maddesinde atıfta bulunan 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 106.maddesindeki terkin edilmesi gereken tutar olan 20 TL’den az olduğu halde (16,00 TL), yargılama giderinin suça sürüklenen çocuktan tahsiline karar verilmiş ise de, toplam yargılama gideri kapsamında olması nedeniyle hükmün kesinleştiği tarihte suça sürüklenen çocuktan tahsili gereken yargılama giderinin yukarıda açıklanan terkin edilmesi gereken miktardan az olması halinde Devlet Hazinesi üzerinde bırakılmasının infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğindeki diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Suça sürüklenen çocuğun aşamalarındaki savunmasında olay yerinde olmadığını beyan edip tren biletleri sunduğu, 13.07.2013 tarihli Olay Yeri Görgü Tespit Tutanağında imzası olan jandarma görevlileri ile kollukta bilgisine başvurulan Rüstem Koçak ve diğer dosyanın sanığı olan Tolu Kesici'nin tanık sıfatıyla beyanları alınarak sonucuna göre suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Suça sürüklenen çocuğun sinyalizasyon kablolarının çalması sırasında zorunlu olarak kabloların kesilmesi şeklinde gerçekleşen eyleminde; hırsızlık suçunun konusu ile mala zarar verme suçunun konusunun aynı olması ve korunan hukuki yararın tek olması karşısında; ayrıca mala zarar verme suçunun oluşmayacağı, eylemin bir bütün olarak hırsızlık suçunu oluşturacağı gözetilmeden suça sürüklenen çocuğa ayrıca mala zarar verme suçundan da cezalandırılmasına karar verilmesi,
3- 19/12/2013 tarihinde resen açılan duruşmada mahkemenin bu dosyasının Tarsus 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2013/611 sayılı dosyası ile birleştirildiği belirtilmesine rağmen bunun sonucunun araştırılmaması ve söz konusu dosyanın bu dosya içine konulmaması,
4-Kabule göre ise;
a- Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan TCK'nın 142/1-b, 143,31/3 maddeleri uyarınca belirlenen 2 yıl 11 ay 10 gün hapis cezasından aynı Kanun'un 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılırken, 1 yıl 7 ay 13 gün yerine hesap hatası sonucu 1 yıl 7 ay 1 gün hapis cezasına hükmolunarak eksik ceza tayini,
b- 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106/4. maddesi gereğince "çocuklar hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi halinde bu ceza hapse çevrilemez, bu takdirde onbirinci fıkra hükmü uygulanır" hükmü gözetilmeden yaşı küçük sanığın mala zarar verme suçundan hükmolunan adli para cezasını ödemediği taktirde ödenmeyen adli para cezasının hapse çevirileceği şeklinde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK'nun 326/son maddesinin gözetilmesine, 29/03/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.