Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Müştekinin olay esnasında sanığın dışında eşkalini belirttiği ancak açık kimliği tespit olunamayan başkaca bir şahsın da hırsızlık amacıyla ikametinde bulunduğunu belirtmesi karşısında, konut dokunulmazlığının ihlali suçunun birden fazla kişi tarafından birlikte işlendiğinin anlaşılması karşısında, sanığa verilen cezanın 5237 sayılı TCK'nın 119/1-c maddesi uyarınca arttırılması gerektiğinin gözetilmemesi karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış; buna bağlı olarak Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 22.01.2013 tarih, 2012/6-1142 Esas, 2013/17 Karar sayılı ilamında konut dokunulmazlığının ihlali suçunda 5237 sayılı TCK'nın 116. maddesiyle birlikte 119. maddesinin de uygulanması gereken hallerde, artık suçun uzlaşma kapsamında olmadığının anlaşılması karşısında; oluş ve dosya içeriğine uygun olan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiş; 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin kısmen istem gibi ONANMASINA, 29/03/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.