Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

A) Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili, davacının davalı iş yerinde 27/08/2004 tarihinde uzun yol tır şoförü olarak işe başladığını, işten çıkış tarihine kadar da davalı Holding bünyesinde çeşitli kollardan oluşan ancak aralarında organik, ticari ve fiili bağ bulunan firmalarda hizmeti bulunduğunu, çalıştığı süre boyunca iş gereği haftanın 6-7 günü sabah 08: 00'dan akşam 23: 00'a kadar iş yeri ile liman arası yani şehir içi yük taşımacılığı yaptığını, davacınıın sadece şehir içi şoförü olarak çalıştırılmadığını, iş yerinde işleri bitirdikten sonra neredeyse her gün, ekteki takometre suretlerinden ve çalışma defterlerinden de anlaşılacağı üzere Kütahya, Afyon, Nevşehir, Çorum, Sivas, Adıyaman, Gaziantep, Kahramanmaraş, Konya, Kayseri, İzmir, Karaman, İstanbul, Malatya gibi illere uzun yola gönderildiğini, davacının fazla çalışma alacaklarının ödenmediğini veya eksik ödendiğini, davacının çalışma saatlerinin çok daha fazla olup; son kez çalıştığı aya ait ücretinin de ödenmediğini, hafta tatili ile dini ve ulusal bayram ve genel tatil günlerinde de çalıştırıldığını, buna dair ücretin de ödenmediğini, davalı işveren tarafından 06/06/2013 tarihinde davacının Garanti Bankasındaki hesabına yasal alacaklarının karşılığı olarak 13.920,73 TL para yatırıldığını ancak asıl hak ettiği alacak ve tazminatını da karşılamadığını, bir kısım işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ücret, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram genel tatil ücreti alacaklarını istemiştir.
B)Davalı cevabının özeti:
Davalı vekili, davacının alacaklarının eksiksiz ödendiğini, kıdem tazminatı hesap tablosu imzaladığını, ibraname verdiğini, iddia ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
C)Yerel Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davacının davalı işverenlikte 27/08/2014-31/05/2013 tarihleri arasında çalıştığı, iş sözleşmesinin sigortalılık süresi ve prim ödeme gün sayısının tamamlanması nedeniyle davacı işçi tarafından 31/05/2013 tarihinde feshedildiği sonucuna ulaşıldığı, bu sebeple davacının kıdem tazminatını isteme hakkının bulunduğu anlaşıldığından davacının hak etmiş olduğu 5.827,45 TL bakiye kıdem tazminatının davacıya ödenmesine karar verildiği, davacı taraf bilirkişi raporunda belirtildiği gibi fazla mesai yaptığını, genel tatil günlerinde çalıştığını kanıtladığı, davalı işveren bu çalışmaların ve bilirkişinin belirlediği ücret alacağının karşılığının davacıya ödendiğini imzalı ücret bordroları veya eş değer yazılı belgelerle ispat edemediği, bir kişinin sürekli olarak fazla mesai yapması ve genel tatil günlerinde çalışması hayatın olağan akışına uygun olmadığından belirlenen çalışma sürelerinden takdiren % 30 oranında indirim yapıldığı, bilirkişi tarafından hesaplanan fazla çalışma ücreti alacağı, genel tatil ücreti alacağı ile ücret alacağı miktarının davacıya ödenmesine karar verildiği, davacı tarafından her ne kadar hafta tatili ücreti talep edilmiş ise de davacının hafta da bir gün izin kullandığı anlaşıldığından davacının bu talebinin reddine karar verildiği gerekçesi ile hafta tatili ücreti haricindeki taleplerin kabulüne karar verilmiştir.
D)Temyiz:

Karar süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
E)Gerekçe:

1-Aslında “fazla mesai ücreti” olan alacağın kısa kararda “yıllık izin” olarak, gerekçeli kararın hüküm fıkrasında ise olması gerektiği gibi düzeltilerek “fazla mesai” şeklinde yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata kabul edilmiştir.

2-Dava dileçesindeki 50 TL kıdem tazminatı miktarının ıslah dilekçesi ile artırılan miktara eklenmemesi davacı temyizi bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

3-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

4- Somut uyuşmazlıkta, “Muvafakatname” başlıklı belgedeki 594 TL ve hükmedilen ücret alacağı bakımından;
Mahkeme tarafından hükmedilen kıdem tazminatı miktarı bilirkişi raporunda hesaplanandan 544 TL daha fazladır.
Bunun nedeni gerekçeli Mahkeme kararında açıklanmamıştır. Ancak, rakamların incelenmesinden bunun nedeninin, davacının işverene verdiği “muvafakatname” adlı belgedeki 594 TL’nın kıdem tazminatına eklenmesi olduğu anlaşılmaktadır.
“Muvafakatname” başlıklı belgede davacı fazladan kullandığı yıllık izne karşılık maaşından 594 TL kesilmesine muvafakat ettiğini belirtmiştir.
Her ne kadar davacı vekili bu miktarın davacının maaşından zaten kesildiğini bu nedenle mükerrer mahsup yapıldığını ileri sürmüş ise de “muvafakatname” adlı belgenin düzenleme tarihi 31/05/2013 tarihidir. Fesih de aynı tarihte gerçekleşmiş olup, bilirkişi raporunda Mayıs/2013 ayına ilişkin ücret alacağı herhangi bir mahsup işlemi yapılmaksızın hesaplanarak Mahkeme tarafından hesap lanan bu miktar hüküm altına alınmıştır.
Davalının bu 594 TL.yi davacı için hesapladığı kıdem tazminatından mahsup ettiği görülmektedir.
“Muvafakatname” adlı belgede ücret alacağından mahsup edileceği belirtildiği için bilirkişi raporunda kıdem tazminatından mahsup edilmesi hatalıdır. Bu nedenle Mahkeme tarafından bu rakamın kıdem tazminatı alacağına dahil edlimesi yerindedir.
Ancak, 594 TL’nin ücret alacağından mahsup edilmesi gerektiğinin düşünülmemesi hatalıdır.

5-Fazla mesai ücreti bakımından;

Dava dilekçesinde davacının fazla mesai ücretinin “ödenmediği ya da eksik ödendiği” yönünde açıklama bulunmaktadır.
Davalının davaya cevap dilekçesinde “dava dilekçesindeki bu ifadenin açıklatılması” yönünde talep mevcuttur.
Bu nedenle, davacı asıl duruşmaya bizzat celbedilerek, fazla mesai ücreti olarak kendisine ne kadar / nasıl ve hangi dönemlerde ödeme yapıldığı, hangi dönemelerde fazla mesai ücretinin ödenmediği ya da eksik ödendiği kendisine açıklatılmalı ve beyanlarının neticeye etkisi irdelenerek sonuca gidilmelidir.

5-Hükme esas bilirkişi raporundan, fazla mesai ücretinin 1,5 yevmiye üzerinden hesaplandığı anlaşılmaktadır.
Davacının hesaplamaya esas ücreti içinde harcırah da mevcut olduğundan, fazla mesai ücreti eğer 1,5 yevmiye üzerinden hesaplanmamalıdır.
Fazla mesai ücreti, harcırah dahil ücret üzerinden sadece %50 zamlı kısmı hesaplanarak hüküm altına alınmalıdır.
F)SONUÇ:

Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 14/11/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.