1- HDI Sigorta A. Ş. (Ergo İsviçre Sigorta A.Ş.)
vekili Avukat ...
2- ... vekili Avukat ...
3- ... vekili Avukat ...
Taraflar arasında görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili ve davalı ... (SGK) vekili tarafından, mahkemece davalı SGK vekilinin temyiz dilekçesinin reddine ilişkin verilen 31.01.2022 tarihli ek karar da davalı SGK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili idareye ait aracın, 29.06.2007 tarihinde sürücüsü idaresindeyken davalılardan ...'in kullandığı, diğer davalının sigortaladığı kamyonun kontrolsüz olarak yola çıkması sonucunda maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazasının meydana geldiğini, kaza sonucunda sürücü un yaralanması sebebiyle Devlet Hastanesine 305,00 TL, Eğitim Hastanesine de 3.430,88 TL muayene ve tedavi masrafı ödendiğini, davalı ... şirketine ihbarda bulunulmasına rağmen herhangi bir ödemede bulunulmadığını, araçta meydana gelen hasarın 18.400,00 TL olduğunu belirterek araç ve hastane giderleri olarak toplam 22.135,88 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken müteselsilen tahsilini talep etmiş; 11.01.2010 tarihli ıslah dilekçesi ile dava dilekçesinde toplam 3.735,88 TL olarak açıklanan tedavi gideri alacağını 4.202,55 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; söz konusu aracın müvekkili şirkete zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalı olduğunu, poliçe limitinin tedavi giderleri ve sakatlanma açısından şahıs başına 60.000,00 TL, maddi zarar açısından ise araç başına 6.000,00 TL ile sınırlı olup ancak sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında gerçek zarar miktarının ödeneceğini, dava açılmasına sebep olunmadığını, müvekkilinin temerrüde düşürülmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin söz konusu kazada kusursuz olduğunu, ancak davacı emniyet birimlerince hazırlanan tutanakların taraflı olduğunu, ayrıca Gebze 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/133 D.İş sayılı dosyası ile belirlenen hasar miktarını kabul etmediklerini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemenin 30.07.2010 tarihli, 2008/218 Esas ve 2010/304 Karar sayılı kararı ile; davanın kısmen kabulü ile 12.400,00 TL araç bedelinin davalı ...'den kaza tarihi olan 29.06.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, 3.248,53 TL tedavi giderinin (davalı ... için olay tarihi, davalı Ergo İsviçre Sigorta Şirketi için 26.10.2007 tarihinden itibaren işleyecek) yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... (Ergo) Sigorta A.Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 17.11.2016 tarih ve 2014/12975 Esas, 2016/10597 Karar sayılı kararı ile, 6111 sayılı yasa gereği belgeli tedavi giderinden SGK'nın sorumlu olduğunu, bu nedenle davaya dahil edilmesi gerektiğini, belgeli tedavi giderlerinden 2918 sayılı Yasanın 98 inci maddesi kapsamında kalanların ve Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğuna esas olanların belirlenmesi için uzman doktor bilirkişiden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınması gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemenin 14.03.2019 tarihli ve 2017/57 Esas, 2019/89 Karar sayılı kararıyla, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, davanın kısmen kabulü ile 12.400,00 TL araç bedeline ilişkin maddi tazminatın davalı ...'den kaza tarihi olan 29.06.2007 tarihinden itibaren, diğer davalı Ergo İsviçre Sigorta şirketi yönünden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalılar ... ve Ergo İsviçre Sigorta şirketinden müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 4.202,55 TL tedavi giderine ilişkin maddi tazminatın kaza tarihi 29.06.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalı SGK'dan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; karara karşı süresi içinde davacı vekili, davalı Ergo Sigorta A.Ş. ve davalı ... Başkanlığı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 11.11.2020 tarihli ve 2019/3832 Esas, 2020/6839 Karar sayılı kararı ile; davacı vekili ile dahili davalı SGK vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine, davalı Ergo Sigorta A.Ş. (HDI Sigorta A.Ş.) yönünden ise; davalı ... şirketinin olayın ihbarı üzerine davacıya, dava açılmadan önce 16.10.2007 tarihinde kişi başına maddi zarar limiti olan 6.000,00 TL'yi ödemesi nedeniyle davalı Ergo Sigorta A.Ş. yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği belirtilerek hükmün bu yönden bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulüne, 12.400,00 TL araç bedeline ilişkin maddi tazminatın davalı ...'den kaza tarihi olan 29.06.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte alınarak davacıya verilmesine ve fazlaya ilişkin istemin reddine dair karar bozma kararı dışında kaldığından yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, davalı Ergo İsviçre Şirketi yönünden açılan tazminat davasının reddine karar verilmiştir.
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili ile davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; araç bedeline ilişkin hükmedilen maddi tazminatın reddedilen kısmına ve ... yönünden herhangi bir hüküm kurulmamasına itirazlarının bulunduğunu, Gebze 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/133 D.İş dosyası ile araç zararının 18.400,00 TL olduğunun tespit dildiğini, ancak yerel mahkemece araçtaki hasarın 12.400,00 TL olarak tespit edildiğini, raporun hukuki bir dayanağının bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı SGK vekili temyiz dilekçesinde ve 31.01.2022 tarihli ek karara karşı sunduğu temyiz dilekçesinde hükmün bozulmasını talep etmiştir.
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyetine ve kapsamına göre uyuşmazlık konusu dava, çift taraflı trafik kazası neticesinde bedensel zarar nedeniyle sürücüye ödenen maddi tazminatın rücuen karşı araç sorumlularından tahsili talebine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 uncu ve devamı maddeleri.
1-İlk Derece Mahkemesi kararının davalı SGK vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine mahkemece, 31.01.2022 tarihli ek karar ile; bozma ilamı ile davalı Ergo İsviçre A.Ş. dışındaki diğer davalılar yönünden bozma öncesi verilen hükmün kesinleşmiş olduğu, davalı SGK vekilinin temyiz dilekçesinin kesinleşmiş yönlere ilişkin olduğu gerekçesiyle davalı SGK vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiştir. Ek karar, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiş olup, yapılan temyiz incelemesinde mahkemece verilen 31.01.2022 tarihli ek karar usule aykırı olmasına göre ek kararın kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilince ve davalı SGK vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı SGK vekilinin 31.01.2022 tarihli ek karara yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile 31.01.2022 tarihli ek kararın kaldırılmasına,
2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ve davalı SGK vekliinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
492 Sayılı Harçlar Yasası’nın 13/J maddesi uyarınca davacıdan harç alınmamasına,
5502 sayılı Kanun'un 36 ıncı maddesine göre davalı SGK’dan harç alınmamasına,
Dosyanın Mahkemeye gönderilmesine,
21.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.