T U T U K L U
Esastan ret
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
A. Bakırköy 21. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.07.2021 tarihli ve 2020/13 Esas, 2021/257 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci, dördüncü fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrası, 54 üncü maddesinin birinci, dördüncü fıkrası uyarınca 18 yıl 9 ay hapis ve 37.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunlukları uygulanmasına karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 12.10.2021 tarihli ve 2021/2643 Esas, 2021/2395 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Suçun unsurlarının oluşmadığına,
2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
3. Temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmemesi gerektiğine ve buna yönelik İlk Derece Mahkemesince gerekçe gösterilmediğine,
4. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına,
5. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
6. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına
7. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
8. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına,
İlişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Kolluk kuvvetlerinin ... isimli bir şahsın uyuşturucu madde sattığı yönünde istihbari bilgi almaları üzerine olay yerinde çalışma yapan kolluk görevlilerinin sanık ...'i gördükleri, sanık ...'in yapılan kaba üst aramasında ve adresinde yapılan aramada eroin olduğu tespit edilen uyuşturucu maddelerin ele geçirildiği, sanığın söz konusu uyuşturucu maddeleri aldığı kişiyi yakalatabileceğini beyan ederek sanığın kullanmış olduğu 053.. numaralı hattan sanık ...'ın kullandığı 053... numaralı hattı aradığı ve yüklü miktarda uyuşturucu madde istediği, buluşma noktasında sanık ...'in yanına gelen sanık ...'in maddenin hazır olduğunu söylediği ve 34... plaka sayılı araçtan poşeti getirdiği sırada yakalandığı, sanık ...'te yakalanan poşet içerisinde daralı ağırlığı 1040 gram ve ikametinde yapılan aramada iki ayrı pakette toplamda 1375 gram gelen eroin ele geçirildiği, olayda, sanıkların savunmaları, uzmanlık raporları, kolluk tutanakları, birlikte değerlendirilmiş, sanığın yakalandığı esnada üzerindeki uyuşturucu madde miktarı, ikametinde yakalanan uyuşturucu madde miktarı, diğer sanık ...'in ihbarı ve tüm dosya kapsamı dikkate alınarak sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığı değerlendirilmiştir gerekçesi ile sanığın mahkûmiyetine karar verildiği görülmüştür.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, hükümde isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, temel cezaların alt sınır aşılarak belirlenmesine, ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, sanık hakkında etkin pişmanlık şartlarının oluşmadığı, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 12.10.2021 tarihli ve 2021/2643 Esas, 2021/2395 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 21. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.12.2023 tarihinde karar verildi.