DAVA TARİHİ
HÜKÜM:
Esastan ret
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili Şirketin “KİPA” markalarını 2007 23034 sayı ile 1’den 45’e kadar olan tüm sınıflarda tescil ettirdiğini, müvekkilinin aynı zamanda KİPA markasını içeren ve 07. Sınıfta yer ... malları kapsayan tescilli “KİPA BÜTÇE”, “KİPA VALUE”, “KİPA KİDS”, “KİPA PAZAR” markalarının sahibi olduğunu, davalı yanın diğer davalı Kurum nezdinde “KİMA” ibaresinin 07. sınıfta yer ... mallar için 25.02.2014 tarih ve 2014/15919 nolu marka marka tescil başvurusunda bulunduğunu, müvekkilinin tanınmış KİPA markaları ile karıştırılmaya yol açacak derecede benzer olması ve aynı malları kapsaması sebepleriyle “KİMA” marka başvurusuna itiraz edildiğini, Markalar Dairesi Başkanlığının kararı ile itirazın reddedildiğini, bunun üzerine müvekkilinin YİDK’ya itiraz sunduğunu, 2015-M-6247 sayılı karar ile markalar arasında iltibas ihtimali olmadığı gerekçesiyle davalı şirket markasının tescil edildiğini, oysa dava konusu “KİMA” markası ile müvekkilinin “KİPA” markası arasında görsel ve işitsel olarak ayırt edilemeyecek kadar benzerlik bulunduğunu, markalardaki renk ve şekil unsurlarının markalara yeterince ayırt edicilik katmadığını, görsel benzerliğin yanı sıra işitsel yönden de ayniyet derecesinde benzerlik olduğunu, anlamsal olarak incelendiğinde dava konusu markanın herhangi bir anlamı olmayan bir kelime olduğunu, müvekkili Şirket markasının da kullanılan ve bilinen anlamı olmayan bir kelime oluşunun benzerliği arttırdığını, başvurunun 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) 8 ... maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında reddi gerekirken tescilinin yasaya ve usule aykırılık teşkil ettiğini ileri sürerek YİDK’nın 15.07.2015 tarihli ve 2015-M-6247 sayılı kararının iptaline, dava konusu 2014 15919 tescil nolu “KİMA” markasının iptal ve hükümsüzlüğünü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; görsel, işitsel, ve kavramsal açıdan da ... değerlendirme yapıldığında markalar arasında karıştırılma ve ilişkilendirme ihtimalini de kapsayacak bir benzerlik bulunmadığını, taraf markalarının hitap ettiği müşteri tüketici kitlesinin ve ürünlerin dağıtım kanalları farklı olduğu için markalar arasında işletmesel bağlantı ihtimali de dahil olmak üzere ilişkilendirme/çağrıştırma ihtimalinin de söz konusu olmasının mümkün olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 2014/15919 sayılı KİMA ibareli davalı markası ile davacının KİPA ibareli markaları arasında, tüketici kesiminin özellikleri ve tüketim sürecinin koşulları uyarınca, 556 sayılı KHK’nın 8 ... maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında bağlantı kurma ihtimali kapsamında “benzerlik” ve iltibas tehlikesi bulunmadığı, YİDK kararının yerinde olduğu, davacının KİPA ibareli markası tanınmış olmakla birlikte, somut olayda 556 sayılı KHK'nın 8 ... maddesinin dördüncü fıkrasında sayılan koşulların gerçekleşmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; markaların görsel ve işitsel olarak karıştırılma ihtimali yaratacak şekilde benzer bulunduğunu, ayrıca 07. sınıf altında yer ... aynı mallar için tescil edildiğini, söz konusu markalar arasında 556 sayılı KHK’nın 8 ... maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğunu, karıştırılma ihtimalinin incelenmesinde müvekkilinin “KİPA” markalarının tanınmışlığının da dikkate alınması gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi heyetinin huzurdaki uyuşmazlık için ehil, uzman olmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.06.2016 ... ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu, davalı Şirketin 2014/15919 sayılı KİMA ibareli başvurusu ile davacının KİPA ibareli markaları arasında, 5556 sayılı KHK’nın 8 ... maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında iltibas tehlikesi bulunmadığı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin; "KİPA - KİWA" ibareli markalara ilişkin verdiği, 2020/2278 E., 2021/2251 K. ve 10/03/2021 tarihli; "KİPA - EVKİBA" ibareli markalara ilişkin verdiği 2020/1450 E., 2021/321 K. ve 25.01.2021 tarihli ilamlarının da bu yöne ilişkin bulunduğu, davacının KİPA ibareli markası tanınmış olmakla birlikte, somut olayda 556 sayılı KHK'nın 8 ... maddesinin dördüncü fıkrasında sayılan koşulların gerçekleşmediğinin belirlendiği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri, 556 sayılı KHK'nın 8 ... maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.