Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre, sanığın imar kirliliğine neden olma eylemi nedeniyle mühürlenen binanın inşasına devam ederek mühür bozma suçunu da işlemesi karşısında, zamanaşımı süresince bu suçtan dava açılabileceği anlaşılmakla yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;

1- CMK'nın 231/6-c maddesi hükmünün, sanığın mağdur veya kamuya verdiği maddi zararın karşılığı olan paranın ödenmesini gerektiren somut olaylarda uygulanabileceği, oysa dosyadaki bilgi ve belgelere göre mahkemece saptanmış ve sanık tarafından ödenmesi gereken somut, maddi bir zarar bulunmadığı, TCK'nın 184/5.maddesinde yer alan etkin pişmanlık ve CMK'nın 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümlerin uygulama olanağının, birbirinden bağımsız olarak ele alınıp değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, sabıkasız olan sanık hakkında "TCK’nın 184/5. maddesine göre ruhsata aykırı yapılan binanın ruhsatlı veya imar planına uygun hale getirilmesi halinde kamu davasının düşeceği, mahkum olunan cezanın bütün sonuçları ile ortadan kalkacağı hükmü karşısında 5271 sayılı Yasanın 231. maddesinin 6. fıkrasındaki nedenler de olayımızda mevcut olmadığından" biçimindeki yasal olmayan gerekçe ile anılan Yasa maddesinin uygulanmamasına karar verilmesi,

2- Mahkemece verilen hapis cezasının para cezasına çevrildiği ilk hüküm sanık müdafiinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmasına karşın; yeniden kurulan hükümde kazanılmış hak gözetilmeyerek verilen hapis cezasının paraya çevrilmemesi suretiyle 1412 sayılı CMUK'nın 326/son (5271 sayılı CMK'nın 307/4) maddesine aykırı davranılması,
Yasaya aykırı ve sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 27.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.