Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar Dairemizin 25.06.2012 gün ve 4532-9525 sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmesi üzerine bu defa davalı tarafından yasal süresinde karar düzeltme isteminde bulunulmuş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, peşin ödenen kira parası, aidat ve depozitonun iadesi ile kiralanana yönelik faydalı masraf alacağına ilişkindir. Mahkemece istemin kabulüne dair verilen karar davalı vekilinin temyizi üzerine Dairenin 25.06.2012 tarih ve 4532/525 sayılı kararı ile onanmış, onama kararı üzerine davalı tarafından bu kez süresinde karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
1-Mahkemenin kararında ve Yargıtay ilamında yazılı sebeplere göre HUMK.nun 440.maddesinde yazılı hallerden hiçbirine uymadığından davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan karar düzeltme istemi yerinde değildir
2-Davalının kira parası ve aidatın iadesi istemine yönelik karar düzeltme istemine gelince;
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait 1 ve 3 nolu bağımsız bölümleri kiraladığını, dekorasyon çalışmaları sırasında mecurun depreme dayanıklı olmadığına ilişkin şüpheler üzerine İTÜ İnşaat Fakültesi öğretim görevlilerince hazırlanan raporda binanın depreme dayanıksız olduğunun tespit edildiğini, bunun üzerine kira sözleşmesinin 29.05.2007 tarihinde keşide edilen noter ihtarı ile feshedildiğini, anahtarların da 17.10.2007 tarihinde notere tevdi edildiğini buna rağmen davalının depozitoyu, peşin ödenen kira parası ve aidatı iade etmediğini ve kiralanana yapılan zorunlu tadilat giderini ödemediğini belirterek şimdilik 8.000 TL alacağın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı davanın reddini savunmuş mahkemece davacının ıslah talebi de nazara alınarak toplam 27.986,40 TL alacağın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Taraflar arasında 01.12.2006 başlangıç tarihli ve beş yıl süreli kira sözleşmesi konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı kiracı tarafından sözleşmenin haklı nedenle feshine dayalı olarak peşin ödenen kira parası, depozito ve aidatın iadesi istenilmiştir. Mahkemece yapılan keşifte mevcut yapının depreme dayanıklı olmadığı can güvenliği riski taşıdığı belirlenmiştir. Varılan bu sonuca göre sözleşmenin feshinin haklı nedene dayandığına ilişkin mahkemenin kabulü yerindedir. Ne var ki kiracının kira sözleşmesinden kaynaklanan yükümlülükleri kiralananı usulüne uygun olarak davalı kiraya verene teslim ettiği tarihe kadar devam eder. Davacı kiracı haklı nedenle feshettiği sözleşmeye ilişkin
olarak kiralananın anahtarlarını 17.10.2007 tarihinde notere tevdi etmiş, noterce tanzim edilen emanet tutanağı ise davalı kiraya verene 22.10.2007 tarihinde tebliğ edilmiştir. Bu durumda peşin ödenen kira parasına ilişkin iade borcunun anahtarın notere bırakıldığı tarih değil bu durumun kiraya verene bildirildiği tarih olan 22.10.2007 tarihinden itibaren hesaplanması gerekir. Öte yandan iadeye konu aidat bedelinin de belirtilen bu ilkelere göre 22.10.2007 tarihinden sonraki kısmının iadesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin hatalı olduğu bu defaki yapılan inceleme sonucu anlaşılmış olup hükmün belirtilen nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Yukarıda 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairenin 25.06.2012 tarih ve 4532/525 sayılı onama kararının kaldırılarak hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 27.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.