Düşme

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:

1-Sanığın, telefonda mağdura söylediği iddia edilen, "...seni güzel gene suda ıslayacağım (ıslatıp ıslatıp döveceğim) bu parayı da senden almayacağım, bu arabayı ben ödeyeceğim" biçimindeki sözlerin, TCK’nın 106/1. maddesinin 1. cümlesinde tanımlanan, mağdurun vücut dokunulmazlığına yönelik tehdit niteliğinde olduğu ve kovuşturulmasının şikayet koşuluna bağlı olmadığı gözetilmeden, yerinde görülmeyen gerekçeyle, eylem sair tehdit kabul edilerek, şikayetten vazgeçme nedeniyle düşme kararı verilmesi,

2-Olayın tek tanığı olup, soruşturma aşamasında ifadesi alınan ..., usulünce hazır edilip dinlenilmeden karar verilerek, CMK'nın 210/1. maddesine muhalefet edilmesi,
Kanuna aykırı ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 26.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.